1. YAZARLAR

  2. İnci TULUNAY

  3. BEN SENİN YAŞINDAYKEN…
İnci TULUNAY

İnci TULUNAY

Yazarın Tüm Yazıları >

BEN SENİN YAŞINDAYKEN…

A+A-

Şöyle işe yarar, dişe dokunur bir program yapacaklar inşallah bir gün..Uzun zamandır bekliyorum, biri çıkıp ta bu boşluğu dolduracak mı diye?

Hadi canım bende…..

Ceplerini doldurmak varken, kim kalkar da yararlı programlar yapar?

Reyting getirmez ki yararlı programlar..Reklam almaz ki..

Para kazandırmaz ki..

Yine de bu konu ile ilgili ciddi bir boşluk olduğunu düşünüyorum.
Şöyle milleti bilinçlendirecek,üniversiteleri tanıtan, üniversitede bulunan bölümlerde işlenen derslerden , ev, pansiyon, yurt gibi barınma ihtiyaçlarının nasıl giderilebileceğini, o bölümü okuduktan sonra iş bulma imkanlarına kadar bir dizi güncel olayın yer alacağı yararlı bir proğram..

Sonra da meslek sahibi olmuş, okuduğu dalda başarılı  insanların öykülerini taşısalar ekranlara. Bir mühendis , bir mimar, bir subay,bir teknisyen, bir sekreter anlatsa okul anılarını.. Bizim çocuklarımız ve gençlerimizde görse, meslek sahibi olmuş insanların da bir zamanlar onların yaşlarında hemen hemen aynı şeyleri yaşadıklarını..

“Ben senin yaşındayken” lafından gençlere gına geldi.

Günümüze uygun, çağı yakalayan duyarlı, ilkeli programlar yapılsa..Gençler hedeflerini belirlerken zorlanmasa..

Bizim eğitim sistemimiz, “ne çıkarsa bahtına” anlayışı ile işliyor bildiğiniz gibi..

Ya da ne tutarsa…

En azından kitap okuma gibi yararlı bir alışkınlığı olmayan, interneti çet yapmak ya da zararlı sitelere girmek için kullanan Atatürk" ün geleceğimizi emanet ettiği gençlerimizle  tek iletişim aracımız olan televizyon, sadece dizi için ,gürültülü patırtılı , bol kavgalı programlar için kullanılınca ortaya bu günkü gibi, sorumsuz, sorunlu gençler çıkabiliyor.Amaçsız, gerilimli , stresli..

Aman diyoruz artık çocuklarımıza bir şey olmasın..

 Eskiden “eti senin kemiği benim”diyerek öğretmene  teslim edilen çocuklar bugün büyüdü anne baba oldu, çocuklarına sert yapan öğretmenlere artık” çocuğuma bir fiske vuramazsın”diyor.. Ha burada öğretmenler çocukları dövmüyor diye adam olamıyorlar demiyorum dikkat edin..

Öğretmene sert yapamazsın fiske vuramazsın diyen eskinin çocukları , şimdinin anne babaları televizyonlarda birbirlerinin saçını başını yolanları, oluk oluk kan akan dizileri zevkle seyredebiliyor.

Anlamak zor…

Zaten çocuklarda bir şey olmuyor!!!

İşsiz güçsüz dolaşıyorlar ortada..Okulu bitirenlerde “ne iş olursa yaparım abi” anlayışı ile ilgisiz alakasız işler tutuyor.

Karı- koca kavgalarını, kaynana- gelin atışmalarını, komşu kavgalarının seyircisi çok..

Aslında bu tür programlar sadece kadınların değil erkeklerin de ilgisini çekiyor..

“Dalgacı Mahmut” bir toplum olduğumuz için ti" ye geçme alışkanlığımız nesilden nesile de geçmekte..Şarkıcımız, tiyatrocumuz, artistimiz çok..Nereye baksan sanat fışkırıyor..Öte yandan gerçek sanatçılar dertli..

Neden Türk bilgisayar bilimcileri,Türk Din Tarihçileri,Türk fizikçiler,Türk genetikçiler,Türk gökbilimciler,Türk jeofizikçiler, Türk jeologlar, Türk kimyagerler, Türk malzeme bilimcileri, Türk mikrobiyologlar, Türk moleküler biyologlar, Türk toplumbilimciler gibi bilim adamları kısıtlı yetersiz sayıda çıkıyor..

İşte bunun için..Boş işlerle uğraşıyoruz boş…

Önceki ve Sonraki Yazılar