1. YAZARLAR

  2. Gürhan GÜRSES

  3. BAZILARI ÖLMEDİĞİNİ SÖYLÜYORDU
Gürhan GÜRSES

Gürhan GÜRSES

Yazarın Tüm Yazıları >

BAZILARI ÖLMEDİĞİNİ SÖYLÜYORDU

A+A-

BAZILARI ÖLMEDİĞİNİ SÖYLÜYORDU

Hayırlısı ile bir seçim daha sona ermek üzere.

Oh be!

Ne kadar sert ve gergin ve kırıcı bir hale geldi mitingler.

Söylemler kınından çekilmiş kılıçtan beter bir şekilde… Hani diyorum susan daha mı

fazla kazanır bu ortamda… Cevap vermeyen, sineye çeken, muhatap olmayan.

Ne dersiniz?

Yoksa millet de mi hoşlanıyor bu durumda? Masaya yumruğunu vuran, haykıran

gürleyen tetikleyen gaza getiren yerine oturtmayan? Hani Mevlana diyordu ya:  Sopayla kilime vuran, kilimi dövmez, tozlarını silkeler.” Yoksa bunlar toz alma mı?

            Her neyse, söylemleri sert bulduğumu ve bu söylemlerin illa ki toplumun beyninde ve kalbinde izler bırakacağını tesir altına alacağını bilmek gerekir.

            Seçime kadar değil geçime kadar…

Pazara kadar değil mezara kadar…

Düşünebiliyor musunuz her gün bangır bangır falan parti filan parti araçları son sistem ve son vites ses kirliliği ile başınızı tokmaklamaya devam ediyor.

Hangi yüzyılda hangi ülkede hangi sistemdeyiz, bilene aşk olsun.

Evde hastanız var, merkezi bir yerde ikamet etmektesiniz. Habire araçlar geçiyor vaat vaat üstüne… Her dakika araçlar geçiyor hasta hasta üstüne… Parti parti üstüne, ses ses üstüne…

            Okulda sınav var, çocuğunuzun ikbali söz konusu… Tam o esnada geçiveriyor yürüyen kolonlarıyla seçim aracı… Moral motivasyon sıfır, dikkat idrak eksilerde…

            Bebeğiniz var, uyumak üzere… Bir öcü gibi gelir hemen seçim geçim aracı…

Uyutabilirseniz uyutun bebenizi…

            Şuna geliyorum dostlar, yok mu bunun bir çaresi? Yani bunlar olmazsa olmazı mıdır memleketin hani? Onlar bağırınca biz oyumuzu mu değiştiriyoruz. Ya da onlar olmazsa seçim kazanılamaz mı acaba?

            Bir daha ki seçime bunu yapabilir Türkiye… Denemekte yarar var. Hayaldi gerçek oldu demek için haydi Türkiye!

Gürültü bir yana harcanan paralar bir yana?

Yanıyor yüreğim bu memleket bizim.

            Geçenlerde yapılan bursluluk ve parasız yatılı sınavlarında seçim ve geçim araçlarının dışında yetmezmiş gibi bir seyyar tayyar abimizde geçer. “Hıyarrrrr hıyarrrrr” diye…

“Abi gurbanın olam sus çocuk sınavda…” Cevap manidardır.

“Ben buranın yabancısıyam yeni gelmişem…”

Oy ölem be sana!

            Yine satıcı, bağırıcı, çağırıcı, bohçacı, çerçi her neyse onlarla ilgili şahit olunan bir mevzuyu anlatıp geçelim. En işlek caddesi şehrin. Tablasında bakser don satan adam yanlarından geçen hatunları görünce ahlakı ve onunla ilintili olan her şeyi bir kenara koyup bağırmaya başladı. “Donsuzlara don” diye… Aslında senin beynine bir don gerek şöyle yünlüsünden hem de… Çözsün diye buzdağlarını kıt beyninin. Yahut da “beyinsizlere beyin, kalpsizlere kalp, ciğersizlere ciğer” diye göndermesi ve çağrımı bol ısmarlama meze niyetine bir oturtmalık yemek göndermeliyiz.

            Bu kadar ses kirliliğine gerek yok ve hakları da yok diye düşünüyorum. Gelişmişlik birazda burada saklı diyorum.

            Bir politikacı fıkrası paylaşayım. Hoş görünüze sığınarak ve nezih siyasetçileri tenzih ederek yazıyorum.

            Politikacı bir grup, otobüs ile bir seminere katılmak üzere yola koyulur.
Yolda otobüs şoförü bir kaza yapar ve bir çiftçinin arsasının hemen yanında devrilir.
Bunu gören çiftçimiz, büyük bir çukur kazar ve tüm politikacıları oraya gömer.
Bir kaç gün sonra, o civardan geçen bir polis, kaza yapmış otobüsü görür, çiftçiye de politikacıların nerede olduğunu sorar.
- Hepsini gömdüm der çiftçi.
- Peki, hepsi ölmüş müydü?
- Valla abi, bazıları ölmediklerini söylüyorlardı, ama bilirisin ne kadar yalancı olduklarını bu politikacıların!

            Seçimden seçime gelenler, bayramdan bayrama namaz kılanlar gibi…

            Bir de şu şehir içi süslemeler, afişler, broşürler, ilanlar, fotoğraflar dikkatimi çekiyor. Al sana başka bir israf daha… Memleketin bu kadar parası varsa daha makul olan bir şey için harcansa reva mı? Bir fabrika, bir okul, bir hastane…

            Bu kadar görüntü kirliliğine hakkınız yok diye düşünüyorum. Ve o asılan pankartların, afişlerin, ilanların ardında memleketin parasını görüyorum. Memleketteki işsizleri, açları, yoksulları düşünüyorum. Yazıktır beyler, etmeyin!

            Mitingler, kalabalıklar, tutulan mekânlar, verilen vaatler, sayılan paralar, katledilen zamanlar, tüketilen değerler, bir daha ki seçime değin hatırlanmayacak onlarca yüzlerce yüz.

            Ne gereği var efendim, seçim günü gider oyumu kullanır gelirim. Bu kadar şatafata bu kadar gürültüye bu kadar masrafa bu kadar israfa ne gerek var canım.

            İsrafın zirve yaptığı, binlerce güruhun fanatizmin liderliğini yaptığı, zamanın paranın ve insanın çarçur edildiği, kelimelerin dahi ortaya çıkmakta çekindiği ve hala 80’li yılların karalama siyasetinin yapıldığı, akla hayale vicdana insafa insana hitabın rafta olduğu ve itibar görmediği 2011Türkiyesinde gel de yaşa, gel de mutlu ol gel de bahtiyar ol.

           

           

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.