1. YAZARLAR

  2. Fahrettin KORKMAZ

  3. BAY MUAMMER GÜLER...
Fahrettin KORKMAZ

Fahrettin KORKMAZ

Yazarın Tüm Yazıları >

BAY MUAMMER GÜLER...

A+A-

İstifa etmek durumunda kaldığı 17 Aralık soruşturmalarının ardından kendi seçim bölgesine ilk kez gelerek hemşerileriyle buluşan İçişleri eski Bakanı Muammer Güler, partisinin aday tanıtım toplantısında bir konuşma yapmıştı.

Partililerin, "Dik dur eğilme Mardin seninle" tezahüratları arasında konuşmasına başlayan Muammer Güler, 17 Aralık'ta psikolojik bir operasyonla siyasetin yeniden dizayn edilmeye çalışıldığını ifade etmiş ve "Allah'a şükür 40 yıl devlet hizmetinde bulanarak sizlerin karşısına geldim. Kanunsuz hiçbir işin içinde olmadığımı buradan alnım açık başım dik olarak sizlere ifade ediyorum” demişti.

Konuşmasının devamında “Her türlü hesabı her yerde vermeye hazır olduğumu söylüyorum. Şahsıma, aileme, meslek çevreme 40 yıldır hizmet ettiğim yerlerin güzel insanlarına partime ve hemşerilerime karşı sorumluluğum gereği olarak ta hesabı vereceğim. Bu hesabı vermeden de siyasete devam etmeyeceğim. Allah’ın izniyle de tekrara aklanmış olarak karşınıza çıkacağım.” demişti.

İki gün önce 17 Aralık sabahında yapılan operasyon anında oğlu Barış ile yaptığı görüşme düştü internet medyasına. Görüşme satır satır şu şekilde:

Barış Güler: 6 buçukta geldiler Celal Kara diye bir savcı arama kararı çıkarmış...

Muammer Güler: Ne var oğlum senin evinde? Barış Güler: Hiçbir şey yok baba. Muammer Güler: Para ne var? Barış Güler: Kendi param üç beş kuruş kalan param. Muammer Güler: Kaç para? Barış Güler: Sen biliyorsun. Muammer Güler: Kaç lira oğlum? Barış Güler:1 trilyon civarı param var o kadar.

 

Üç beş kuruşluk harçlık dediği belki de Barış’ın gerçekten üç beş günlük harçlığı idi. Diyalogu dikkatle anlamaya çalıştığınızda “kalan param” demektedir. Demek ki, üç beş gün önce yapılsaydı bu operasyon, evde üç beş günlük yetecek daha para tespiti yapılabilecekti. Demek ki, evde sadece 3–5 günlük, günü birlik harçlıklar bulundurulmaktadır. Acaba gerçek paralar nerede korunmaktadır.

"Allah’ın izniyle de tekrar aklanmış olarak karşınıza çıkacağım" demişti ya Bay Muammer Güler, Allah böyle bir izni vermez. Çünkü “Bana kul hakkı ile gelmeyin” demektedir o yüce yaradan. İnşallah yok böyle bir handikapları, asla böyle bir haksız kazancın failleri değillerdir. Ne var ki böyle bir kusurun en hafifi bulaşmışsa adlarına, kendilerinin gidebilecekleri tek kapı İzmit’teki deterjan fabrikalarıdır. Eğer vicdan kanaatlerinde bu kusurun var olduğunu hissederlerse, kapatsınlar civardaki fabrikaların bir yıllık deterjan üretimlerini, boşaltsınlar suya ve çıkmasınlar içinden en az bir kırk yıl daha. Yani 40 yıla 40 yıl. O zaman millet acır affeder belki. Milletin af ettiğini de af eder Allah belki.

 

Fahrettin Korkmaz

Önceki ve Sonraki Yazılar