1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Batum, Haberal ve Sinan Aygün
Batum, Haberal ve Sinan Aygün

Batum, Haberal ve Sinan Aygün

Her CHP’linin sandık başına gitmeden önce sorması gereken üç önemli soru var:

A+A-

AZİZ ÜSTEL
STAR

Süheyl Batum, Haberal ve Sinan Aygün
Her CHP’linin sandık başına gitmeden önce sorması gereken üç önemli soru var:

1. Deniz Baykal’ı koltuğundan eden kaseti kim, nerede ve nasıl hazırladı?

2. Yaşamının hiçbir döneminde CHP’li olmamış, Süleyman Demirel ve Hüsamettin Cindoruk’un “altın çocuk” olarak sunduğu Süheyl Batum, nasıl oldu da CHP’nin Genel Sekreterlik koltuğuna oturdu?

3. Prof. Dr. Mehmet Haberal ve Sinan Aygün’ün CHP’yle hiçbir ilişkisi yokken, hatta sanırım yaşamlarının hiçbir döneminde bu partiye oy bile vermemişken, nasıl oldu da CHP listelerinin “seçilmesi kesin” sıralarına yerleşti? Basit cevap, CHP’yi perde arkasında birilerinin yönettiği olabilir. Bu tezgahlardan anlayan bir dostum, “Seçim kaybetmekten bıkan CHP, bir ‘bilge kişiye’ gitti. O da, ne yapıp edip Baykal’dan kurtulmaları gerektiğini söyledi. Gerisini CHP’liler haletti. Süheyl Batum’un Genel Sekreterliği, Mehmet Haberal ve Sinan Aygün’ün adaylıklarıysa, Kemal Kılıçdaroğlu’nun,bu bilge kişiye ödemek zorumda olduğu diyettir” diyor. Kimdir bu ‘bilge kişi’, bunun yanıtını siz bulacaksınız. Bu üçlünün CHP şemsiyesi altına girmesi, partinin oylarını bir kaç puan arttırabilir. Bunun nedeniyse yıllarca merkez sağa oy veren ve de bu “ bilge kişi ya da kişilerin” karşısında diz vurup boyun eğmeyi adet haline getirenlerle, darbelerin gerektiğinde yapılabileceğini söyleyenler, altı oka basacaklardır mührü. Bunu yaparken de “demokrasi havarisi” olduklarına inanacak ya da kendilerini inandıracaklardır! Ama sizi inandıramayacaklardır tabi!

Siz Heybeli’de mehtaba çıkar mıydınız?

Hala var mı Heybeli’de her gece mehtaba çıkanlar. Ya da sandallara doluşup fener ışığında lüfere çapari sallayanlar kaldı mı?

Rahmetli annemle babam pek meraklıydı lüfer avlamaya. Haşmet Ağabey’in kıçtan motorlu sandalına dayım ve yengemle biner, ellerinde lüks lambası, denize açılırlardı sabahın üçünde. Ben kalktığımda onlar ancak dönmüş olurlardı. Mutfaktaysa anneanne yadigarı Arap Necibe Bacı bir yandan balıkları temizler bir yandan da söylenirdi:

Gidip efendi gibi balık pazarından almak varken bir iki kilo, bunlar tepsi tepsi getiriyorlar. İşin yoksa öğlene kadar temizle, konu komşuya dağıt...

Ben bir kez Heybeli’de mehtaba çıktım. Arkadaşlarımın sevgilileri vardı yanlarında bu yüzden küreklere ben asılıyordum. Sağ koluma kramp girdi; acıdan kıvrandım yarım saat, sonra da kürekleri bıraktım.Neden sonra iki arkadaşım değişerek kürek çektiler de adaya geri döndük! Lüfere ise hiç çıkmadım. Ama ölmeden önce bir kez deneyeceğim. Nedim Günsür’ün “Lüfer Tutan Balıkçılar” tablosunu ne zaman görsem “Tamam” diyorum “Bu sonbaharda kesin lüfere çıkıyorum!” Ama o sonbahar bir türlü gelmiyor. İnşallah önümüzdeki sonbahara...

Nazım’ın mektupları

Abdullah Kılıç’ın Radikal’de Nazım’’ın mektuplarıyla ilgili nefis yazısını okudum önceki gün. Özellikle Kemal Tahir’e hapishaneden yazdığı mektuplar beni aldı yıllar öncesine götürdü. Bilgi Yayınevi’nde, Nazım’ın Kemal Tahir’e mektupları yayınlanmıştı. Edebiyatımızın bu iki devi de mahpus damında düzmece suçlardan yatıyorlardı. Bu gün olsa baş tacı eder, yere göğe sığdıramazdık ikisini de. Ama Kemal Tahir, Deniz Kuvvetleri’nde başçavuş olarak görev yapan kardeşi Ratip Tahir’e Sabahattin Ali’nin “Kuyucaklı Yusuf” adlı romanını “Al oku, çok beğeneceksin” dediği için “donanmayı isyana teşvik suçundan” 15 yıl ağır hapis cezasına çaptırılmıştı. Nazım’sa “gomonist” olduğundan hapishane hapishane dolaştı durdu. Hapisten çıkınca, 48 yaşında askere alınacağını öğrendi ve öldürüleceğinden korkarak kaçtı Türkiye’den. Kemal Tahir’se hapishanede zatürre oldu, kansere yakalandı, akciğerinin yarısı alındı, Göztepe’deki evinde kalpten öldü. Bu iki yazara da çok borcumuz var çok; onlardan ne kadar özür dilense azdır.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.