1. YAZARLAR

  2. Murat TEKİNALP

  3. BASIN-YAYIN VE HAKİKAT
Murat TEKİNALP

Murat TEKİNALP

Bir Garip Yolcu...
Yazarın Tüm Yazıları >

BASIN-YAYIN VE HAKİKAT

A+A-

 

     İnsanın yaratılışında öğrenme ve araştırma olgusu vardır. Araştırmanın gerçekliği kadar, öğrenmenin safiyet ve masumiyetinde bulunan merak duygusu cazibesini asırlar geçmesine rağmen devam ettirmektedir. İnsanların eğitim-öğretimiyle de yakından alakalı olan araştırma öğretisi, ilk insan ve peygamber H.z. Âdem(a.s) ile başlamış günümüzde ise tavan seviyeye ulaşmıştır. Araştırmayı aslında; deney, buluş ve teknoloji gibi görmekte yanlış olmaz. Ancak biz bu yazımızda işin değişik kulvarını oluşturan, basın-yayın, görsel ve işitsel medyadan bahsetmeyi yerinde bulduk. Çağımızda basın-yayın ve bilumum bu alandaki faaliyetlerin insan hayatındaki yeri ve önemi hiç kuşkusuz çok önemli.

 

    Basın ve süreli-sürekli yayınların tümü, toplumu bilgilendirme adına çok önemli ve bir o kadarda ağır bir görevi üstlenmiş durumda. Yapılan bir haber veya değerlendirmenin müspet ve menfi sonuçları düşünülürse, ircaa edilen sorumluluğun ulviliği de gözler önüne serilecektir. Bir yayın kuruluşundan herhangi bir haber bilgisini edinen bireyin, diğer bireylerle istişaresi sonucunda oluşacak olan olumlu veya olumsuz etkileri bir düşünelim bakalım.

Bir manşet haberin, bir köşe yazarının yazdığı makalenin, ekonomi adına yapılan bir yorumun, ya da insan ilişkilerine dair gündeme getirilen herhangi bir vakanın yarattığı olayın büyüyerek insanların yararına ve yahut zararına etkili sonuçlar ortaya çıkardığı örnekleriyle sabittir. Bu sebeple basın ve yayını elinde bulunduran müteşebbislerin sorumlulukları çok yüksek, ulvi ve bir hakkı üzerine sirayet ettirecek kadarda önemli olduğu kanısındayım. Asparagas haberlerin yoğunlukta olduğu günümüzde gerçek, tarafsız, doğru, milleti adına reel bilgileri sunan misyonu üstlenmek oldukça da zor bir görev olsa gerek.

Kuran-ı Kerim her haberin doğruluğunu araştırmamızı görev olarak addetmektedir. Hucurat suresi 6. ayet bunun apaçık bir göstergesidir.”Ey iman edenler! Size bir fasık bir haber getirirse, bilmeyerek bir topluluğa zarar verip yaptığınıza pişman olmamak için o haberin doğruluğunu araştırın.” Açıkça vurgulanmak istenen olay hemen hemen her bilginin kaynağı ile beraber araştırılması, gerçek dışı olaylara ve haberlere itibar edilmemesi özenle istenmekte bu ayette. Ama ne hazindir ki insanlar, günümüz dünyasında bir haberin doğru veya yanlışlığını sorgulamadan hüküm vermekte ve bunun sonucunda telafisi mümkün olmayan yaralar açmaktadırlar. 

 

     Bu kuraldan hareketle, gerçekten yazılı ve sözlü basın toplumun hareket noktasını belirleyen en önemli faktör. Bir bıçakla nasıl ki, ekmekte insan da doğranabiliyorsa(!) hakikatsiz bir basınla toplumlar da öyle heder edilebilmektedir. Haksız yapılan bir haberin ve ya yorumun kişilik hak ve hürriyetlerine sirayet edeceği, bahsi geçen şahısların maddi ve manevi dünyalarını bertaraf edip zor durumda kalınacağı, vahim bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Oysaki hak ve hakikat değişmeyen tek prensiptir. Ve dünya durdukça sarsılması güç bir mihenk taşı olarak ta kalacaktır. Vicdanın safiyeti ve masumiyeti karşısında, haksızlıkla güç elde etmeye çalışan hakikatsiz ve basiretsiz insanlar, eli kolu bağlı bir vaziyette hursan olacak sonlarını bekleyeceklerdir. İşini namusu ile yapıp, milleti gerçeklerle buluşturan, bilgilenmeleri adına var güçleriyle efor sarf eden, ve vatanı için gayeleri birlik ve beraberlik olan koca yürekli insanları buradan gönülden kutluyorum. Başarılarının devam etmeleri içinde yüce yaratana dualar ediyorum. Yayın hayatına yeni başlayan gazetemizin de güzel-eşsiz, haber ve başarılara imza atacağına olan inancım tam ve sarsılmaz. Gazetemize emek veren değerli kardeşlerimize de yayın hayatında başarılar temenni ediyorum. Çok önemli bir boşluğu doldurduğu kanısındayım. İşini ehl-i namuslu yapacağı konusun dada en ufak bir şüphem yok.

  Gerçekten şu dünyada işini ehl-i namusu ile yapan insanlara ne kadar çok ihtiyaç var öyle değil mi? Bazen gözümü ufuklara dalıp uzun uzun arar oldu bu koca yürekli emektar sahibi insanları. Ama doğrunun adresi tek! Neresi? Diye sormayın lütfen. Siz bunu benden daha iyi biliyorsunuz. Sol tarafınızda hiç durmadan bıkmadan ve usanmadan çalışan sevgi odağınız. VİCDANINIZ. Bazen duymakta güçlen sekte, işimize gelmediği için duymak istemesekte o bizim doğruya götüren tek pusulamız.

   

     Hak ve hakikatten ayrılmadığımız, gerçek bilgi ve güzel haberlerle dolu bir hayat geçirmeniz dileklerimle;

Yüzünüz Hep Gülsün.

Önceki ve Sonraki Yazılar