1. YAZARLAR

  2. İnci TULUNAY

  3. BAŞIMIZDAN AŞAN SORUNLAR, AYAĞIMIZIN ALTINDA KALABİLİRDİ…
İnci TULUNAY

İnci TULUNAY

Yazarın Tüm Yazıları >

BAŞIMIZDAN AŞAN SORUNLAR, AYAĞIMIZIN ALTINDA KALABİLİRDİ…

A+A-

Evet..

Gelelim Nisan ayının başlaması ile başlayan haftaya.. 1-7 Nisan  arası Kanser ile mücadele haftası..

Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye'de 350 bin kanserli hasta bulunuyor. Bunların dörtte biri sigaraya bağlı olarak amansız hastalığa yakalanıyor

Bu hastalık konusunda en çarpıcı nokta  ne biliyorsunuz . Hastaların kanserin son evresinde 'mecburiyetten' doktora başvurmaları. Belirtileri taşımasına rağmen hekimlerin 'kansersiniz' teşhisini duymak istemeyen yüzlerce hasta, ölümün pençesine düştükten sonra hastaneye gidiyor. Hal böyle olunca kanser tedavisinde ölüm oranları her geçen gün artıyor. Erken teşhisin faydaları yıllardır anlatılır, duyurulur, fakat kim dinler?

Uzmanlar,Erken teşhisin kanserdeki tedavi başarısını yüzde 50'lere çıkardığını söylesin dursun…

 Doktorlar,"Hastalığın başında ağrısız tedavi olmak dururken, kanser bütün vücuda yayılınca hastaneye gelmekten vazgeçin!" uyarısında bulunuyor. Eh, onlarda haklı bir yerde.. Sanırım işin ciddiyetini anlayabilmişsinizdir.

Bakın konusunda uzman hatta ödül alan doktorlarımız var. Prof. Dr. Mustafa Altınbaş" ın ne dediğini duymak ister misiniz? Bence bir dinleyin.Zararlı çıkmazsınız..

“Kemoterapi sırasında pıhtılaşmayı önleyen tedavi yöntemini bulduğu için Sidney'de ödül alan Ankara Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi Onkoloji Klinik Şefi Prof. Dr. Mustafa Altınbaş, vatandaşların kanser hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığını söylüyor. Anne babaların çocuklarına kanseri sadece 'ölümcül hastalık' olarak anlattığını dile getiren Altınbaş, bu durumda toplumdaki herkesin kanserden korkarak büyüdüğünü ifade ediyor. "Korkuyla bir yere varamayız. Kanserin doğru bilinmesiyle hayatlar kurtarabiliriz." diyen Altınbaş, amansız olarak bilinen hastalığın erken teşhisine dikkat çekiyor. Hastaların psikolojik olarak 'kansersiniz' sözünü duymaktan çekindiğini aktaran Altınbaş, hastalık ilerledikten sonra mecburiyetten sağlık kuruluşlarına başvurulduğunu dile getiriyor. Kansere yakalananların genellikle dördüncü fazda dayanılmaz ağrılar vücudu sardığında doktora gittiğini söyleyen Altınbaş, "Bu durumda bütün imkanları seferber etsek bile hastayı kurtaramıyoruz. Hastalarımızın birçoğu baştan gelseler belki de başarılı bir ameliyat ve ilaç tedavisiyle kanseri yenecekler diye konuşuyor...

 Mersin Valiliği"nin bünyesinde İl Sağlık Müdürlüğü"nce bir proje yürütülüyor.Mersin Valisi  Hüseyin AKSOY"un Eşi Hülya AKSOY koordinatörlüğünde yürütülen Kadın Sağlığı Projesinin hedefi 570 bin kadına ulaşmak
 Şu ana kadar 370 bin kadından 4500"ünde şüpheli kitle tespit edilmiş, bunların 44"ünde malesef kanser tanısı konmuş ve  tedavi süreçleri başlamıştır.
 Bu projenin en önemli amacı, erken teşhise yardımcı olmak olmak.. Erken teşhis edilen kanser olgusu yok edilebilir ve bu riski taşıyan kadınlarımız ancak erken tanı ile sağlıklı günlerine  kavuşabilecekler.Hülya Hanım ve Kaymakam eşlerinin bu proje ile , benim gerek şimdi, gerekse yıllardır savunduğum bir fikrin uygulama aşamasına geçilmesinden dolayı mutlu oldum.85 yaşında Cumhuriyetim..Bu güne kadar ne milletvekilleri, ne Valiler, ne Vali eşleri, ne kaymakamlar ne  kaymakam eşleri gördü benim canım memleketim..“Sözüm meclisten dışarı” ..Fakat ne yazık ki 85  yılda , en az 85 kişi şimdi yapılan  bu projeler  gibi memleketin insanına inerek, sorunları yerinde tespit edebilselerdi belki bu gün başımızın üzerinden aşan sorunlar ayağımızın altında kalabilirdi..Hep söyledim, her zaman da söylemeye devam edeceğim.Ülkenin neresine giderse gitsin, devlet büyüğü ve hanımı,kaymakam, öğretmen, doktor, ebe, hemşire, devleti temsilen olsun veya  olmasın oradaki insanlarla, kadınıyla, erkeğiyle, çocuğuyla yakından ilgilenmeli, özüne dokunmadan çağı yakalayan yerler ve insanlar haline getirmelidirler..En azından deneyebilirler değil mi?

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.