1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Başbakan ile istediği TV'ye çıkarım
Başbakan ile istediği TV'ye çıkarım

Başbakan ile istediği TV'ye çıkarım

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Adıyaman mitinginde hükümetin ekonomi politikalarını eleştirdi. Kılıçdaroğlu ÖSYM Başkanı'na da sert sözlerle yüklendi.

A+A-

Çiftçi, esnaf ve emeklinin mağdur edildiğini savunan Kılıçdaroğlu, iktidarın vatandaşa dağıttığı kömür, makarna ve bulguru kendi yandaş şirketinden yüksek fiyatlara aldığını iddia etti.

Kılıçdaroğlu, "Yandaşı zengin etme politikası bu. Halkı düşünmüyorlar. Yoksulluğu önlemek değil, yönetmek istiyor bunlar. ’Herkes yoksul olsun, fakir olsun, 2 kilo makarnaya bana oy versin’ diyorlar. Bir liralık malı beş liraya alıyorlar. Kömürden yapılan yolsuzluk 1 milyar lira, yani eski para ile 1 katrilyonun üzerinde. Vicdan, ahlak var mı bunlarda?" dedi. ÖSYM Başkanı Ali Demir’i yine sert sözlerle eleştiren Kılıçdaroğlu, "Bilimsel hırsızlığı kanıtlanmış birisini getirdiler sınavı yapacak kurumun başına oturttular. Eğer bir adamın ar damarı çatlamadıysa 1.7 milyon insanın günahını omuzlarında taşıyamaz. Onlardan bunun hesabını soracağız" diye konuştu.

KILIÇDAROĞLU ADIYAMAN'DA

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, saat 11.00 sıralarında özel uçakla Adıyaman Havaalanı’na geldi. Kılıçdaroğlu, aralarında Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran ile Adıyaman milletvekili adaylarının da bulunduğu kalabalık partili grubu tarafından karşılandı. Çiçeklerle karşılanan Kılıçdaroğlu, alanda bulunanlarla tek tek tokalaştıktan sonra parti otobüsüyle kent merkezine hareket etti.

Kılıçdaroğlu’nun kent merkezine gelişi sırasında güzergah üzerinde zırhlı araçlar ile askerlerin görev aldığı görülürken, çok sayıda CHP’li de yol boyunca sevgi gösterisinde bulundu. Uzun araç konvoyu eşliğinde şehir turu atan Kılıçdaroğlu, öğle saatlerinde mitingin yapılacağı Mustafa Yücel Özbilgin Parkı önündeki alana geldi. Platforma boynuna Adıyaman kaşkolu ve eline tütün demeti alarak çıkan Kılıçdaroğlu, alanı dolduranlar tarafından uzun süre alkışlandı. Mitinge katılan ve ellerindeki CHP bayraklarını sallayan yaklaşık 8 bin kişilik kalabalık sık sık ’Başbakan Kemal’ ve ’Vur vur inlesin Tayyip dinlesin’ sloganları attı.

"İŞSİZLİK DERNEĞİ KURULDU"

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Adıyaman’ın en büyük eksiğinin siyasi irade olduğunu, ancak insanların iş bulamadığı için kentte ’İşsizlik Derneği’ kurduğunu belirterek, şunları söyledi:

"Adıyaman’da; tarım var, güneş var, su var, tarih var, her şey var ama suyu, güneşi, toprağı buluşturup alın terini değerlendiren siyasi irade yok. Adıyaman’ın sorunu bu. Adıyaman kan kaybediyor, Adıyaman’ın nüfusunun yarısı yeşil kartlı. Adıyaman’da arkadaşlar söyledi, İşsizlik Derneği kurulmuş. Derneği hizmete açan da yerel yönetici belediye başkanımız olmuş. Eğer bir kentte; toprağın var, güneşin var, çalışkan insanların var, bereketli bir alan, bereketli bir güzel kent nasıl oluyor da bu kadar bereketin içinde işsizlik derneği kuruyorsunuz. Demek ki insanlar işsiz. Bakın 9 yıldır ülkeyi yönetiyorlar. 9 yıl; az buz değil. Bakın alanda pankart var ’Ülkemizin zenginliğinden payımı istiyorum’ diyor. Pay verdiler mi size? Ben merak ediyorum. Recep Tayyip Erdoğan Adıyaman’a geldiğinde rica ediyorum kendisinden İşsizlik Derneği’ni ziyaret etsin, vatandaşın derdini dinlesin. Hükümetsin, Başbakansın işsizliği bitireceğim diye iktidar oldun, niye bitirmedin işsizliği?"

ÇİFTÇİNİN ALIN TERİ HORTUMLANIYOR

"Adıyaman, bereketli toprağı, suyu ve çalışkan insanları olmasına rağmen Türkiye’nin her tarafına ırgat gönderiyor" diyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Çünkü insanlar karnı doymadığı için ırgat olarak başka yere gidiyor. Başka illere mevsimlik iş aramak için giden çoğu zaman gazete haberlerinin 3. sayfasında gördüğümüz traktör kamyonetin üstünde hayatını kaybeden o ırgatların günahı başka yere çalışmaya gitmek zorunda bırakan bu hükümetin ekonomi politikalarıdır. ’İşsizliği yok edeceğim’ dedi etmedi, ’Tarımı geliştireceğim’ dedi, çiftçi hayatından memnun mu? Çiftçiye dünyanın en pahalı mazotunu, gübresini, elektriğini satarsın sonra elde ettiği ürünün karşılığını vermezsin. Buna ne nedir? Bunun adı; ’ekonomide hortumlama politikası’dır. ’Çiftçinin alın terini hortumlama politikası’dır."

ÇİFTÇİYE ÖZGÜRLÜK

İktidara gelişlerinin ilk 4 ayında mazotun fiyatının 1.5 lira yapacağının sözünü yineleyen Kemal Kılıçdaroğlu, özgürlük anlayışlarının düşünce ile sınırlı olmadığını, çiftçilere de özgürlük getireceklerini vurgulayarak şöyle devam etti:

"Çiftçi halkın iktidarında mazotu 1.5 liradan kullanacak. ’Mazotu 1.5 lira yapacağım’ diyorum, bana soruyorlar ’Kaynağı nerden bulacaksın?’ diye. Kaynağı var mı bu işin? Var değil mi? Yeri gelince konuşursun, yeri gelince söylersin, ’Dünyanın 20 büyük ekonomisinden birisiyiz’ dersin ama 7 sülaleni zengin edersin, hortumcuları zengin edersin, kaynağı çar çur edersin. Biz parayı bulacağız, çiftçi üretiyor çünkü alın teri döküyor. Çiftçiyi desteklediğin zaman Yunanistan’dan pamuk getirmezsiniz. Tütün burada ekilir, Amerikan tütünü kullanmazsınız. Bu tütün Adıyaman’ın onurudur, Adıyamanlı’nın alın teri vardır burada. Sen kalkacaksın Amerikan sigaraları satılsın diye Türk tütününü yasaklayacaksın. Bir de kalkacaksın rahmetli Ecevit’e dil uzatacaksın. Ecevit ne yapmıştı? Afyon ekimini yasaklatmışlardı, ’Köylü afyon ekmeyecek’ denilmişti. Ecevit direndi, ’Benim köylüm bu ülkede afyonunu ekecektir, alın terinin karşılığını alacaktır’ dedi. Biz de bunu yapacağız, tütünü Adıyamanlı ekecek, karşılığını da alacak. Onlar yasak getirecekler, biz özgürlük getireceğiz. Bizim özgürlük anlayışımız sadece düşünce özgürlüğü değil, aynı zamanda emeğe özgürlük, çiftçiye özgürlük getireceğiz."
’Kota’ denilen çiftçinin dostu olmayan uygulamalara da son vereceklerini söyleyen Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
"Alın teriyle üretecek, çalışacak, kazanacak, bedelini de alacak. Özgürlükse bu bizim özgürlüğümüzdür. Çiftçi kardeşlerim, bu işin kaynağı nerede diye merak ediyorlarsa; kuyumcuları ziyaret etsinler, akşam eve giderken pırlanta yüzük alsınlar. Çünkü orada vergi yok, mazotta vergi var. Mazotta dünyanın en pahalı vergisi var. Başbakan gelince sorun ’CHP Genel Başkanı geldi, mazotta dünyanın en pahalı vergisi var, pırlantada yok’ dedi diye söyleyin bakalım ne diyecek. Ne söyler, inkar eder mi? İnkar ederse size söz veriyorum Bakanlar Kurulu kararını yakasına iliştireceğim. Çiftçi sadece mazot değil, gübre ve elektrik kullanıyor ve borç batağında. Çiftçi hapse girmemek için kaçıyor, ne yapsınlar. Efendim mali af çıkmış. ikide bir mali af çıkaracağına verirsin ucuz fiyata herkes kullanır parasını da öder. Kullanmadığın doğal gazın bedeli olarak 2.4 milyar dolar bedel ödediler. Yurtdışından bir yılda ithal edilen tarım ürünlerine ödenen para 10 milyar dolar. Bunun 5 milyar dolarını bizim çiftçimize öde, çiftçi bırak Türkiye’yi Ortadoğu’yu, dünyayı besler. Onların amacı herkesi borçlandırmak, bizim amacımız herkesi zengin etmek."

KÖMÜR DAĞITIMI İLE 1 MİLYAR DOLAR YOLSUZLUK YAPILDI

Adıyaman’ın Türkiye’de en yoksul kentlerden birisi olduğunu, kimsenin yoksulluğu övmesi veya görmemezlikten gelmesinin mümkün olmadığını anlatan Kılıçdaroğlu, ’Aile Sigortası’ uygulaması ile kendi iktidarlarında çocukların yatağa aç girmeyeceğini ifade etti. ’Aile Sigortası’ uygulamasının nereden karşılanacağı yönündeki eleştirileri de cevaplandıran Kılıçdaroğlu, AK Parti iktidarında yapılan kömür dağıtımlarından 1 milyar dolarlık yolsuzluk yapıldığını iddia ederek şöyle konuştu:

"Eğer işsizlik yaygınsa bu insanlık suçuyla eş değerdir. Bu coğrafyada kimsenin çocuğu yatağa aç girmemeli. Biz, ’Aile Sigortası’nı getireceğiz, yoksulluğu tarihe gömeceğiz’ dedik. ’Her eve ekonomik güvence sağlayacağız’ dedik. Önce 600 lirayı nerden bulacağımızı sordular, ama 600 en az miktar. ’Çocuk sayısı, engelli sayısı, bakmakla yükümlü olunan anne baba varsa bu fiyat 1250 liraya kadar çıkacak’ dedik. ’Parayı bulamazsınız’ dediler. ’Bu işin parası var’ dedik. Baktılar ve ’Biz yiyecek olarak sizin verdiğinizden fazla veriyoruz’ dediler. Senin makarna, bulguruna bu ülkenin ihtiyacı yok. İhtiyaç sahibi ailede kadının banka hesabına para yatırırsın olur biter. Önce ’Yok’ diyorlardı, şimdi ’Var’ diyorlar. ’Hesabını nasıl yaptın?’ diyorlar ya devlette bu işi yapan 14 kurum var. Onlar sayısını bilmez bu kardeşiniz bilir. Bütçesini topladım. Yapacağımız 600 lira tüm kamu harcamalarının yüzde 1.7’si o kadar. Yani yüzde 1.7. bütçeye ek geliyor. Sen bütçenin yüzde 1.7’sini yoksulun lehine ayırmıyorsan senin hükümette ne işin var?"
"Dağıtacağımız o 600 lirayla kadın gidecek, bakkaldan, esnaftan alışveriş yapacak. Paranın dolaşım kanallarını değiştireceğiz. Halkın cebinde olacak para, birilerinin değil. Esnafımız da veresiye defterini kapatacak" diyen Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Esnaf, çiftçi, sanayici herkes kazanacak. Kim kaybedecek? Hortumcular kaybedecek. Bir soru; Allah aşkına hanede kadının banka hesabına para yatırmak varken neden mal olarak verirler hiç aklınıza geldi mi? Mahsuni’nin güzel bir türküsü vardır, ’Yoksulun sırtından doyan doyana’ der. Bunlar yoksulun sırtından da para kazanmaya alışmışlar. Yoksulun sırtından nasıl kazanıyorlar? Bakıyorsunuz o malzemeleri kendi yandaş şirketlerinden alıyorlar. Bir liralık malı beş liraya alıyorlar. Kömürden yapılan yolsuzluk 1 miylar lira, yani eski para ile 1 katrilyonun üzerinde. Vicdan, ahlak var mı bunlarda? Samimi söylüyorum ne vicdan, ne ahlak var bu politikada. Yandaşı zengin etme politikası bu. Halkı düşünmüyorlar. Yoksulluğu önlemek değil, yönetmek istiyor bunlar. ’Herkes yoksul olsun, fakir olsun, 2 kilo makarnaya bana oy versin’ diyorlar. Buzdolabı, çamaşır makinesi de dağıttılar. Ama baktılar ki başlarına buzdolabı, çamaşır makinesi kadar taş düştü ve kaybettiler orada. Ben halkıma, halkımın sağduyusuna güveniyorum. Bizim politikalarımız halk içindir, halkı güçlendirmek içindir. Bizim felsefemizde; çiftçi, işçi, emekli, esnaf, sanayici kazanacak. Birileri değil, millet kazanacak. Birilerini zengin etmeyeceğiz, hortumculara direneceğiz, halkın çıkarını sağlayacağız."
Tekel işçilerini de hatırlatarak 4 C mağdurlarını yaşadığı ayıptan kurtaracaklarını söyleyen Kılıçdaroğlu, milli gelirin 10 bin dolara yükseldiğinin açıklandığı ülkede ilk kez AK Parti iktidarında, mera, yayla ve insan gücüne sahip Türkiye’nin kurbanlık koyun ithalatı yapıldığını kaydetti.

ÖSYM BAŞKANI’NA SERT ELEŞTİRİ

Her ailenin büyük emekler vererek okuttuğu çocukların kopya skandallarının yaşandığı sınavlarda umutlarını kaybettiğini anlatan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, ÖSYM Başkanı Ali Demir’i sert sözlerle eleştirdi. Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
"Son yapılan sınavda 1.7 milyon çocuğun umudunu söndürdüler. Mesela sınavda Adıyaman kaçıncı biliyor musunuz? Sondan 3. olmuş. Bu kadar zeki insanın olduğu yerde sondan 3. olunuyorsa demek ki eğitim sisteminde, sınavlarda sorun var demektir. Biz çocuklarımıza güveniyoruz. ’Şifre var ama kopya yok’ demiş. Lafa bakın, kopya yoksa şifre niye var? Bir de bunu anlat bakalım. Ayrıca bütün bunları yapan daha önce bilimsel hırsızlığı kanıtlanmış birisi. Onu getirdiler sınavı yapacak kurumun başına oturttular. Geçen yani dün 1 Mayıs’ta genç çocuklarımız ellerine pankart almışlar ’Cin Ali’yi istemiyoruz’ diyorlar. Dedim ki ’Cin Ali de sempati var, bunda o da yok’. Eğer bir adamın ar damarı çatlamadıysa 1.7 milyon insanın günahını omuzlarında taşıyamaz. Öğrencilerin umudunu söndürmek, onlara şifreli sınav yaptırmak kimsenin hakkı da değil yetkisi de değil. Onlardan bunun hesabını soracağız."

ETNİK KİMLİĞE SAYGI DUYACAĞIZ

CHP İktidarında temiz siyaset yapıp, yalan ve talanı sona erdirerek herkese eşit davranacağının sözünü veren Kılıçdaroğlu, herkesin inanç ve etnik kimliğine saygı duyacaklarını belirterek, "Hiçkimseyi ’çarşaflı, başörtülü, türbanlı, pantolonlu, mantolu’ diye ayırmayacağım. ’Herkesin başımın üstünde yeri var’ diyeceğim. İnançları, etnik kimliği siyasete malzeme etmeyeceğim, herkesin inancına, etnik kimliğine saygı duyacağım; onun inancı da, etnik kimliği de benim başımın üstünde. Demokrasiyi getireceğim, özgürlüğü getireceğim. Herkes özgürce bizi eleştirebilecek, özgürce konuşabilecek. Burada güzel bir pankart var ’Telefonumu değil derdimi dinleyecek iktidar istiyorum’ diyor. Her yurttaşın derdini dinleyeceğim, herkesin derdi benim derdim olacaktır. Hiçbir çiftçiye derdini anlattığında ’Al ananı da git’ demeyeceğim" diye konuştu.

ANNELERİN ADRESİ AKP DEĞİLDİR

Halkın iktidarında hiçbir çocuğun yatağa aç girmeyeceğinin sözünü veren ve Samsun’da açlıktan ölen 2.5 yaşındaki Kübra’yı hatırlatan Kılıçdaroğlu, kadınlara seslenerek şunları söyledi:

"Samsun’da 2.5 aylık Kübra annesinin kucağında açlıktan ölüyorsa, bütün kadın kardeşlerime sesleniyorum adresiniz artık AKP değildir. Çocuğunuzu düşünün, Kübra’nın annesini düşünün. Diyarbakır’da çocuklarına sabah kahvaltısını veremedi diye anne intihar ediyorsa, kadınlara sesleniyorum AKP’yi görün. Hakkari’de küçük çocuğumuz okula gitmek yerine çöpte kağıt toplarken kamyonun altında kalıp ölüyorsa, AKP değildir artık adresiniz, bir tek çocuğun yatağına aç girmeyeceğini söyleyen, savunan, direnen CHP’dir diyorum."

BAŞBAKAN İLE İSTEDİĞİ TV’YE ÇIKALIM

Başbakan Erdoğan ile istediği televizyon programında tartışmaya hazır olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, bu konudaki çağrısını da yineleyerek, şöyle devam etti:
"Başbakan değişik illerde konuşuyor, konuşur tabi siyasetçi. Benimle ilgili de konuşur ona da saygı duyacağız. Ama benim Başbakan’dan bir farkım var; ben diyorum ki ’Gidip mitinglerde konuşacağına senin istediğin TV kanalında, senin istediğin gazetecilerle gel beraber tartışalım.’ Recep Tayyip Erdoğan karşıma çıkmaya cesaret edebilir mi? Ben de biliyorum edemez; etmesi için mangal gibi yürek lazım. Söz veriyorum tartışacağımız konuyu da ben tespit etmeyeceğim, ne istiyorsa o tespit etsin. ’Ya ben cevap veremem, unuturum, yanlış bir şey söylüyorum’ diyorsa ona bir yetki daha veriyorum, istersen bütün bakanlar kurulunu da getir. Benim için fark etmez, ben senin karşına yalnız Kemal Kılıçdaroğlu olarak çıkacağım. Çünkü benim verilmeyecek hesabım yok. Ben halkım için çalışıyorum, halk için mücadele ediyorum. Bizim bütün projelerin odağında insan, insanın mutluluğu vardır. Üretecek, çalışacak, emek harcayacak, alın teri döküp karşılığını alacak güzel Türkiye’yi kuracağız. Nazım’ın güzel bir lafı var; ’Bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçe yaşayalım’ diyor. Amacımız ve hedefimiz bu. Bu güzel ülkede herkesin, her yurttaşın kardeşçe yaşayacağı günleri yakalayacağız. Kimseyi ayrıştırmadan, bölmeden, kimseyi aşağılamadan, yoksulun da onurunu koruyarak yoksulluğu tarihe gömerek güzel Türkiye’yi el birliğiyle kuracağız."

Kılıçdaroğlu konuşmasının ardından platformdan kalabalığa çiçek atıp, miting alanından ayrıldı.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.