1. YAZARLAR

  2. Mehmet ŞENER

  3. Babalar Günü Hatırasına
Mehmet ŞENER

Mehmet ŞENER

Yazarın Tüm Yazıları >

Babalar Günü Hatırasına

A+A-

İnsanoğlunun en değerli iki varlığı vardır. Anne ve babasıdır. Her babanın anlatılacak hatıraları çoktur. Her baba bir hayatın kendisidir.

Evin içinde baba ne kadar uysal olursa olsun evlatları üzerinde etkisi vardır. Günümüzde sosyal medyayı takip etmeyen çok az kişi vardır.

Evlatlar olarak babalarımızın nasıl olmasını isteriz? Annemize ters davranmayan, onun gönlünü alan, bağırıp çağırmayan, başkalarının ulaştığı nimetlere ekonomik imkâna göre yararlanmak. Babaların tüm dertlerle hem hal olmasını evlatlar olarak isteriz.

Kimi babalar aktiftir, kimileri içine kapanık, becerikli ama suskun, saf kalpli, hile hurda bilmeyen, kimileri de uyanıktırlar.

Her babanın kendine has hikâyesi vardır. Olumsuzluklar üst üste gelmiş olsa da çalışma azmi olan babalar evlatlarına iyi örnek olmuşlardır. Helal lokma için amelelik yapıyor olsa da hep kendi işi olarak babalar vardır.

Babamdan çok anılarını dinledim. Benim en çok etkilendiğim anısını hala hatırladıkça ürperirim. Mevkiini söylemeyeyim.

Annesiz, babasız büyüyen babadır. Benim babam. Bir akşamüstü arabayla gelirken buraya gelince hep o gün aklıma geliyor dedi. Nedir baba o gün dedim?

Burada ölümlü olay olmuştu. Cenazeye zarar gelmesin diye iki arkadaş beklemiştik. Çünkü sülale öyle uygun görmüştü. Issız , gece zamanı, ulaşım, iletişimin sıfır olduğu dönemlerden bahsediyoruz.

Bizlere aynı görevi tevdi etseler kaçımız cesaretini toplayarak sabaha kadar düşmanlık sonucu öldürülen yakınımızı bekleriz?

Şahit olduğum çok olaylar var. Tarla sulama zamanı gelince sucu su vermediğinde “beceriksiz” olurdu. Beceriksiz dedirtmemek içinde gayri kanunide olsa su işine bakanların taleplerini yerine getirirdi.

Yıllarca kireç ocaklarında çalıştı/ tüm akranları çalıştılar. Patronlar sigorta primi ödememek için teftiş için gelen sigortacıların denetleme zamanlarında korkutarak çalıştıkları yerden çekip gitmelerini istenlermiş. Cahillikten dolayı tüm çalışanlar işi bırakır ayrılırlarmış.

Ne de olsa babamız amele, onlar patrondurlar. Onlar çok bilgilidirler.

Patronların bildiğim kadarıyla tümü sigortadan emekli oldular. Babamın yaşıtları ise günün rayicine göre ücret alarak çalıştılar. Birçok amelenin başına gelmiştir bizim çevrede. Patronların işinde çalışılır.

İş paraya gelince “cumaya veririz olurmuş”. Cuma günü gelince patronun boşluğunu bulup yaklaşınca “parayı istemeden” bu Cuma mı dedik? Cumaya vereceğiz derlermiş. Kimi de parasını vermediği halde geçenlerde verdim işte, ne utanmaz adamlar var dünyada derlermiş?

 

Babamın en önemli özelliğinden kısaca bahsedeyim. Arılar oğul çıkarır. Oğlu kimi arıcılar kaçırır. Yani kovandan çıkar gider. Oğul kendini güvende hissettiği yerde barınır. Bunları su içmeye geldikleri çeşmeden takip ederek barındıkları yeri bulurlar.

 

“Buna arı aramak denir.”

 

Akşamüstüydü yarın dedi arı buldum onu almaya gideceğiz dedi. Bende memnun olmadım, bir şey de söyleyemedim. Sabah erkenden gittik.

 

Arılar öyle bal yapmışlar ki, bembeyaz, yüzde yüz doğal ve babanız en güzel yerini size ikram ediyor.

 

Allah’ım rahmeti rahmana göçmüş olan babalarımızın taksiratlarını affet, bizlere dünyada ikram ettikleri en güzel nimetlerle onlara ikram et, babalarımızın biz evlatlarını sevindirdikleri günlerde ki gibi onları da sevindir.

 

Kabirlerini cennet bahçesi eyle ey rabbim.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.