1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Avrupa Birliği ile nereye?
Avrupa Birliği ile nereye?

Avrupa Birliği ile nereye?

Türkiye'nin AB'nin reform isteklerine kulak vermesi, daha özgürlükçü bir ortam sağlar, ama üyelik için yetmiyor.

A+A-

İstanbul’da dün başlayan Birleşmiş Milletler’in dördüncü En Az Gelişmiş Ülkeler Konferansı, yalnızca varsıl ülkelerin yoksul ülkeler ve o ülke halkları üzerindeki sorumluluklarını hatırlatmakla kalmıyor. Yoksa BM Genel Sekreteri Ban Ki Mun’dan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e, İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad’a kadar pek çok lider bu konuda kendi siyasi tutumlarına göre değişen tepkiler verdi.

Erdoğan-Barroso görüşmesi

Konferans aynı zamanda önemli ikili görüşmelere de sahne oluyor.

Bunlar arasında Türkiye’nin stratejik tercihleri bakımından önem taşıyan bir görüşme, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso ile yaptığıydı.
Bu görüşmede Barroso’nun Türkiye-AB ilişkilerindeki yavaşlamadan şikâyet ettiğini ve Türk başbakanından daha faza reform adımı atarak Türkiye’yi AB siyasi gündeminde yeniden öne doğru çıkarmak gereğinden söz ettiğini anlıyoruz.

Benzeri bir yaklaşımı, daha net sözlerle AB Genişleme Sorumlusu Stefan Füle’nin Hürriyet’ten Sedat Ergin’e verdiği mülakattan da okuyabiliriz.
Füle, açıkça Türk Ceza Kanunu’nda ‘gereken’ yeni düzenlemelerden, basın özgürlüğünden söz ediyor ve Türkiye’den adım atmasının beklendiğini söylüyor.

Yine Başbakan Erdoğan’ın Barroso ile yaptığı görüşmeden Erdoğan’ın da tutumunu yumuşattığını ve 12 Haziran seçimleri ardından –daha önce ertelemiş olduğu- Brüksel gezisinde bu konuları konuşabileceğini söylediğini öğreniyoruz.

Kıpırdanma ihtimali

Buraya kadar, şu an buzdolabına kaldırılmış görünen Türkiye-AB ilişkilerinde olumlu bir kıpırdanma ihtimali varmış gibi görünüyor.
Çünkü bir süredir Türkiye’nin ne yaptığı hiç de umurlarındaymış gibi davranmayan Brüksel, Ankara’nın da ‘Siz bilirsiniz’ tavrı takınmasının da etkisiyle bazı beklentiler sıralamaya başladı. Üstelik Barroso artık Erdoğan’ın seçime kadar bir şey yapmayacağını, yapamayacağını kabullenmiş görünüyor ve hiç değilse seçimlerden sonra söz verdiği Anayasa değişikliklerinin gücün tek elde toplanması değil, demokratik kontrolü ve özgürlükler yönünde olması için hamle yapıyor.
Erdoğan ise duruşunun anlaşıldığı umuduyla seçim sonrası için kapılar açmaya başladı.

Ancak burada her iki tarafın da kamuoyu önünde anmaktan kaçındığı bir sorun var ki, Türkiye’nin AB istekleri doğrultusunda yapacağı reformlarla ortadan kalkacağı yok.

Bu sorun Kıbrıs. Kıbrıs sorunu ortada oldukça, Türkiye her konuda ne adım atarsa atsın AB ile ilişkilerin ciddiye alınabilir bir ilerleme sağlama ihtimali bulunmuyor. Türkiye’nin AB ile açabileceği pek çok müzakere başlığı doğrudan ya da dolaylı olarak Kıbrıs sorunu nedeniyle bekletilirken, Türkiye’den hangi konularda adım atarsa AB hükümetlerini etkileyeceğine inanması beklenebilir?

Kıbrıs Rum Cumhuriyeti, Türkiye’nin limanlarını kendisine açmaması durumunda vetosunu kaldırmıyor. Dahası, en küçük taviz vermesi durumunda Kıbrıs Türklerinden beklediği haksız azınlık statüsü talebini kabul etmelerinin mümkün olmadığını düşünüyor.

Ankara’daki AB Parkı

Hisler karşılıklı… Başmüzakereci Devlet Bakanı Egemen Bağış, hafta sonu Ankara’da bir AB Parkı açtı. Parkta her AB ülkesini temsil edecek bir sembol konması amacıyla kaideler yerleştirilmişti. Kıbrıs Rum Cumhuriyeti hariç… Çünkü Türkiye, üye olmak istediği bu kulübün bir üyesini tanımıyor. Evet, Kıbrıs Rum Cumhuriyeti’ni, Kıbrıs’ın tamamını temsilen ve Türkiye’ye verilen sözler çiğnenerek 2004’te AB’ye alınması bir haksızlıktı. Diğer yandan böyle bir uyumsuz durumla karşı karşıyayız.
Türkiye’nin AB’nin reform isteklerine kulak vermesi, Türk halkının daha özgürlükçü ortamda yaşaması için iyidir. Ama salt Kıbrıs sorunu nedeniyle dahi, Türkiye’nin AB üyeliği için bunun yeterli olmadığını görmek gerekiyor.

Murat Yetkin/Radikal

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.