Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İnci TULUNAY
MERSİN DEVLET HASTAHANESİNDE BİR KAÇ GÜN...
30 Mayıs 2011 Pazartesi 12:40

Artık bilinçli ya da bilinçsiz hemen hemen herkes sağlığının ne denli kıymetli olduğunun farkında..

Uzun zamandır çektiğim ağrılara rağmen bir türlü ameliyat fikrine alışamadığım için yanaşmadığım hastahaneye de gittim sonunda.Gitmekle kalmadım,ameliyat bile oldum.Baktım ki dünyadan bir şey götüremiyorum o da kese bu da kese deyip,safra kesemi devlet hastanesinin patoloji servisine bırakıp çıktım.Artık bir safra kesem bile yok.Şaka bir yana, Mersin Devlet Hastanesinde yaşadığım bir kaç günün çok büyük önemi var benim için..Mersin' de bulunduğum 21 yıl içinde bir çok kere geldim bu hastaneye.. 100 yıllık geçmişi geride bırakan hastanemizin olumlu ya da olumsuz bir çok yanlarını gördüm bu seneler içinde.

Sürekli kalabalıktır.Sıra hala var..Sıra almak için sabahın ilk saatlerinde kapıda kuyruklar oluşur.Yani sıra alma sırası bile var. O kadar kalabalığa dayanamayan ve daima bozularak sürekli akan ya da hiç akmayan tuvalet muslukları var. Biliyor musunuz erkek tuvaletleri bayanlarınkinden temiz hatta hayli temiz.Bir de kadın olacaklar diyesi geliyor insanın.Öyle değil mi? Hasta çok fakat malesef yatak sayısı ve personel az.

Her sabah yeniden açılan kapıların ardından başlayan başdöndürücü tempo haftanın beş günü devam ediyor.Personel her gün aynı ve rutin çalışmaları tekrar tekrar yaşıyor.

Tıbbi tetkikler sırasında utanarak izlediğim ve yaşadığım birkaç tablo vardı. Kadın ve erkeğe aynı odada yan yana sadece paravan ile ayrılmış yarı açık yarı kapalı kapısı sürekli işlek bir odada yarı kapalı yarı açık bir perdenin arkasında yarı çıplak E.K.G çekilmesi ve ultrason odasında yine kadın ve erkeklerin aynı anda muayene edilmesi sonucu göze çarpan olumsuz tablo.Hasta çokluğundan çabuk ve acele ile yapılan ultrason muayenesinde hasta ya da personelin sürekli giriş çıkışına dayanamayarak açık kalan kapıdan izlenen yarı çıplak kadın ya da erkek hastalar..Kadınlar yan yana diziliyor , üstlerini çıkarıp sıralarının gelmesini bekliyorlar.Sanırım bunun demokrat ya da muhafazakar olmak ile hiçbir alakası yok .Sadece insan olmak ile alakalı.. Tabii bunun adı hizmet vermek.Hasta çok ,vakit az, cihaz kısıtlı..Personelinde işi zor..Elinden geleni yapıyorsa da çoğu zaman tepesi de atık vaziyette.Çünkü hastalar bilinçsiz.Her gün aynı tempo aynı sorunlar, aynı sorular..Dayanmak hayli güç bunun da farkındayım.

Beni ameliyata ikna eden, hem de devlet hastanesinde ameliyat olmamı ısrarla tavsiye eden küçük oğlum Cem Kadir..Acil Tıp Teknisyenliği son sınıf öğrencisi olan oğlum stajının bir kısmını Mersin Devlet hastanesinin cerrahi servisi ve ameliyathane bölümünde yaptı.Bu sırada yaşadığı deneyimler sonucunda edindiği izlenimler beni hayli etkiledi desem yalan olmaz. Çalışmalarını hayranlıkla izlediği Op.Dr.Veysel Ersoy' a ayrı bir sempatisi, güveni ve inancı vardı. Oğlum, Veysel Bey' i ameliyat sırasında bir çok kere izlemiş bunun sonucunda benim ameliyatımı da Op.Dr.Veysel Ersoy yaptı.Tabii ki o bunu bilmiyordu polikliniğinde ona muayene olduğumda hakkında edindiğim fikirlerden haberi bile yoktu. Kapalı tabir edilen laporoskopi yöntemiyle ameliyat oldum.Hayli uzun süren bekleyişten sonra gelen ameliyat sırasının ardından narkozuydu , ameliyatıydı, ayılmasıydı derken bir saat sonra servisteydim.Ameliyat önlüklerini çıkarıp eşofmanlarımı bile giydim.Ameliyat olmuştum ve yarım saat sonra ayaktaydım..Bir gece kaldım serviste , ertesi gün taburcu oldum.O gece nöbetçi olan hemşire Devrim Hanım' dı. Hayli nazik , gayet sakin ve pozitif bir hemşire..

Hastanemizin tüm kısıtlı imkanlarına rağmen olumlu çalışmalarından dolayı Başhekim Yavuz Gözükara ve müdür yardımcılarından Arife Ünüvar' a

Hastaları ile bire bir ve içtenlikle ilgilenen mesleğinde çok başarılı bir hekim olan Op.Dr.Veysel Ersoy'a,Cerrahi Servisi kat hemşireleri Devrim Hanım, Hatice Hanım ve Naciye Hanım ' a, başarılı çalışmaları ve nazeketlerinden dolayı teşekkür ediyor, meslek hayatlarında başarılarının devamını diliyorum.

Ameliyatım sırasında yanımda olan, moral ve neşe kaynaklarım,oğlumun arkadaşları ve benim manevi evlatlarım, İMKB Mersin Sağlık Meslek Lisesi son sınıf öğrencilerinden Zeynep, Faruk ve Emin’ e yürekten teşekkürler ediyorum.Kesinlikle çok başarılılar, serumumu onlar taktılar..Hep yanımdaydılar, okul ve hastane arasında mekik dokudular.Sağolun çocuklar..

Bana refakat eden, sevgisi ve neşesi ile moral kaynağım olan sevgili kardeşim Naile Koçakoğlu’ na ve gerek ziyaret ederek gerekse telefonla arayarak geçmiş olsun dileklerini ileten tüm arkadaşlarıma da teşekkürler ediyorum.

Onlar gelecekte sağlımızı teslim edeceğimiz nesiller, İMKB Mersin Sağlık Meslek Lisesi İdarecileri ve öğretmenlerini de bu gençlerin yetişmelerinde gösterdikleri başarı ve özveriden dolayı kutlamak istiyorum.

Olmasın deriz de önleyemeyiz hastalıkları..Canlı olan her yerde canlının her yerinde nüksedebilen hastalıklar için mücadele eden, araştırma yapan,cihaz ve aletlerin geliştirilmesi için çaba harcayan, sağlık alanında çalışan ve işini gerektiği gibi yapan herkese sonsuz teşekkürler..

Bu yazı toplam 143888 defa okunmuştur
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI
Kur Bilgileri
Yazarlar
Sabri YALIN
İSRAİL GAZZE'Yİ YİNE VURURSA..
Eda Karaduman
Anneler en iyisi...
Gürhan GÜRSES
YÜZÜ SİYAH AMA KALBİ BEYAZ
İnci TULUNAY
CEVABINI BİLDİĞİN SORUYU SORMA!
Fahrettin KORKMAZ
Nazım hikmet…
Mehmet ŞENER
Leylei Kadir –Ramazan bayramının ismi nedir?
Hasan GÜÇLÜ
Trabzon ve tarih kokan bir şehir!
Barış Estergon
“SURİYE TÜRKLERİ” DEMEK ÇOK MU ZOR?”
İzzettin Yusuf
Bu da mı gol değil?
Baki USANMAZOĞLU
gazeteturkaipucu
DERSHANE TARTIŞMASI
Umudun SESİ
BİR YOL HİKÂYESİDİR HAYAT
Mehmet HEMŞİNLİOĞLU
DÜNYA DIŞI AKILLI YAŞAM ÜZERİNE(About Alliens)
Hava Durumu
Ankara 13/34 °C
İstanbul 23/31 °C
İzmir 20/35 °C
Konya 19/33 °C