
![]() Saliha AKKUŞ
|
NASIL NEFES ALMALIYIZ?
Atalarımız olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi sözü ile bizlere, sağlıklı yaşamanın sırlarından bir tanesinin de doğru nefes alıp vermek olduğunu hatırlatmışlar. Bu gün birçoğumuz nasıl nefes alıp verdiğimizin farkında bile değiliz. Bu nedenle de hayatı gelişigüzel yaşıyoruz. Beden ve beyin bilinci birbirlerinden habersiz bir şekilde yaşamaya başlıyor. Bu nedenle bedenimizde bizlerinde tanımlayamadığımız duygu iniş ve çıkışları yaşanıyor.
Kısa nefes alış verişler bedenimizde yedi ana enerji merkezinin çalışmasının yavaşlamasına, beynin yeterli oksijen alamaması sonucu yenilen yiyeceklerin bedende şişkinlik yapmasına ve vitamin-mineral ayrışımı yapamadan yağa dönüşmesine sebep olur. Bağırsakların düzensiz çalışması sonucu, hazımsızlık, fazla kilolar ve bedende güç ve enerji kaybına sebep olur.
Bedenimizin oksijen ihtiyacını havadan sağlarız. 7 yaşına gelinceye kadar nefes ihtiyacımız ve hayat sıvılarımız Yaratıcımız tarafından dengelenir. Bu yaştan sonraki yıllarda bizim davranış ve duygularımız, hayat tarzımıza göre sebep-sonuç ilişkisi ile nefes alış verişlerimizi etkiler.
Vücudumuz nefes alıp vermekle ne kazanır? Doğru nefes alıp vermenin aşamaları nelerdir?
Nefes alma aşamasında çekilen hava ciğerlere alınmadan önce burunda ısıtılır. Burada bir konuyu altını çizerek hatırlatmak istiyorum; kesinlikle ağzımızdan değil burnumuzdan nefes almalıyız. Aldığımız nefesi de burnumuzdan değil, ağzımızdan vermeliyiz. İnsanımızın birçoğu NEFESİNİ AĞZINDAN ALIP, AĞZINDAN VERİYOR. Bu da sağlıklı olmak varken hastalıklardan hastalık beğenmemize neden oluyor.
Buruna çekilen hava burada nemlendirilir. Burnumuzda bulunan sümüksü salgı havada bulunan mikropları tutar. Burnumuzun içinde bulunan ince kıllar ise; havaya karışmış toz ve kum parçacıklarının vücuda girmesini engeller. Bundan dolayı da burun kıllarını yolmak bedenimizin hava filtresini yok etmek anlamına gelir. Ağzımızdan nefes aldığımızda kum, toz ve mikroplar böbreklerimize veya safra kesemize giderek kum veya taş oluşmasına, bedenin hastalanmasına neden olur.
Eğer havadar ve temiz bir ortamda bulunuyor isek; ciğerlerimize çektiğimiz hava, oksijen deposudur. Bedenimizin de bol oksijene ihtiyacı vardır. Diyaframı kullanarak doğru nefes aldığımızda, Akciğerlerimizin en uç noktalarına kadar her bölümü oksijen ile dolar ve oksijeni çok daha verimli kullanır.
Akciğerin alt bölümleri de temiz hava ile doldurulduğundan; buralarda kalan karbondioksit ve diğer zehirli atık gazlar daha hızlı ilerleyerek bedeni terk eder. Diyaframın üst bölgesi akciğerin altında bulunan organlara masaj yaparak verdiği destek ile bedenin kan dolaşımını hızlandırır.
Ayrıca bağırsaklar üzerinde de masaj etkisi yaptığından; bağırsaklarda bulunan zararlı artık maddelerin atılmasını hızlandırır.
Doğru ve derin nefes aldığımızda; oksijenli hava kan dolaşımı aracılığı ile lenfi vakumlayarak çeker ve bedenin toksinleri yok etme hızını artırır.
Sinir sistemi, zihin, ruh ve beden daha iyi kontrol edildiğinden; bedenimiz daha az yıpranır, ihtiyarlama yavaşlar, daha dinç ve dinamik bir beden kazanılır.
Öfke ve korkular daha iyi kontrol edileceğinden; oldukça sakin, dengeli, huzurlu ve bunun doğal bir sonucu olarak daha uzun ömürlü olunacaktır.
Doğru nefes egzersizleri ile birçok hastalığın vücudumuzdan atıldığını, çekilen ağrıların azaldığını veya tamamen yok olduğunu, kalp ya da astım hastalıklarının tedavi edilebildiğini rahatlıkla görebilirsiniz. İyi nefes alıp vermenin vücuda sağladığı faydayı verebilecek hiçbir vitamin ilacı ya da yiyecek yoktur. Doğru nefes alıp verme ile bronşiyel astım şikâyetlerinde çok belirgin bir azalmanın olduğu tesbit edilmiştir. Ayrıca, sağ ve sol beyin lobları dengeyi kolayca sağladığından; bazı kan değerlerinde oluşan bozulmaların ortadan kalktığı da tespit edilmektedir.
Burundan nefes almayıp ağızdan nefes alanlar, oksijeni tam olarak kullanamazlar. Özellikle kış aylarında ya da kirli havalı şehirlerde yaşayanlar kömür gazı, petrol ve tüplü araçların atıkları ile dolu olan havayı içlerine çektiklerinde, karbon monoksit yani zehir solumuş olurlar. Hava ağızdan alındığı için vücut zehirli atıkları süzemeden ciğerlere, oradan da diğer organlara çeker.
Nefes tekniğini bilmeyenler dakikada 1015 defa nefes alırlar. Bu durum yürüme koşma ya da ihtiyaçtan fazla yemek yendikten sonra dakikada 30- 40 ya da 50-60"lı sayılara çıkar. Doğru nefes alabilmemiz için bu sayı dakikada 2 ya da 3"e inmelidir ki; vücudumuz oksijeni kullanabilsin.
Beden, günlük ihtiyacı olan gıdayı almadığında, nasıl zayıf düşer, güçsüzleşir ve yıkım başlar ise; doğru nefes ve yeterli oksijen almadığında da zayıf düşer, güçsüzleşir ve yıkım başlar.
NASIL NEFES ALMALIYIZ?
Doğru nefes alabilmek için önce diyaframımızı genişletmeliyiz. Bu da açık havada ağızdan sık nefes alıp verme ile başlar. Bu tekniği karnımız aç iken uygulamalıyız. Bunu günde 4 farklı zamanda 5"er dakikalık bölümler halinde yapmalıyız.
Bu uygulamaya bir ay devam etmenin yanında; doğru nefes alma tekniklerine, nefesimizi 3 saniyede alıp, aldığımız nefesi yutup, 15 saniye içimizde tuttuktan sonra 10 saniye de yavaş ve kontrollü bir şekilde vererek başlamalıyız. Vücutta biriken toksinleri dışarı atabilmemiz için, göğsümüzden değil, karın bölgesinin en alt kısmından itibaren derin nefes almalıyız. Böylece içeride tuttuğumuz nefes ile bütün vücudumuz bol oksijene kavuşarak kan akışımız dengelenir ve kanımız temizlenir. Birçok hastalığın nedeni de kanda bulunan toksinlerdir.
Doğru nefes tekniğinin devamında; sağ burnumuzdan derin nefes alıp, 15 saniye vücutta tuttuktan sonra, sol burnumuzdan yavaşça geri veriyoruz. Sonrasında, sol burnumuzdan derin nefes alıp, 15 saniye tutarak sağ burundan yavaş yavaş geri veriyoruz. İçimizde beklettiğimiz havayı ne kadar yavaş ve sakin bırakırsak, bedenimiz o kadar çok enerji alır. Bu alıştırmalar bize nefesimizi kontrollü ve daha güçlü verebilmeyi, karın kaslarının güçlenmesini ve diyaframın daha etkin şekilde kullanılmasını sağlar.
Aldığımız nefesin bütün vücudumuza dağılan bir duman olarak organlarımızı temizleyip arındırdığını ve organlarımızın bayram ettiğini, ağzımızdan çıkan havanın bedenimizde bulunan hastalıkları da beraberinde alıp götürdüğünü düşünmeliyiz. Böylece bedenimizde ki karbondioksiti dışarı atarız. Bu egzersizlerin sonucunda psikolojik sorunlar yaşamaktan kurtulup, daha uyumlu ve dengeli düşünmeye başlayacağız. Bir süre sonra, doğum ağrısı, migren, baş ağrıları ya da bedenimizi etkileyen hastalıkların etkilerinin azaldığını, daha sağlıklı ve güçlü bir bünyeye sahip olduğumuzu göreceğiz. Doğru nefes tekniğini düzenli olarak uyguladığımızda, vücudumuzda uyurken dahi devam eden bir nefes alma alışkanlığı başlayacaktır. Amacımız bu uygulamayı yaşantımızın her saniyesine yayabilmektir.
Dünyada üç kişiden birinin kansere yakalandığı, fakat yedi atletten yalnızca birinin kansere yakalandığı da yine bilim adamlarının bir tesbiti. Bu da bize, temiz hava ve doğru nefes tekniğinin ne anlama geldiğini anlatıyor sanırım. Osmanlı devlet büyükleri saraya gelen elçilerin ne düşündüğünü, ne söyleyeceğini, alıp verdiği nefes sayısı ve şeklinden anlarlarmış.
Nefes bizim vücudumuzun elektrik enerji sistemidir. Bu yüzden, bedenimize sürekli enerji iniş çıkışı yaşatmamak için doğru nefes almayı alışkanlık haline getirerek güçlü, sağlıklı ve huzurlu bir hayat yaşarız.
Şu an ailece Türkiye turunda olduğumuzdan yazım biraz gecikti. Gül şehri Isparta"dan okuyucularıma selamlarımı iletiyorum.
Gökkuşağında yaşama sevincini paylaşmak üzere,
Sağlıkla kalınız.
![]() |
İnci TULUNAY |
| MEMLEKET KAZAN , LİDERLER KEPÇE!! | |
![]() |
Fahrettin Korkmaz |
| BAYRAMINIZ DA REFERANDUMUNUZ DA H…… OLSUN! | |
![]() |
Saliha AKKUŞ BİOENERJİ UZMANI |
| BAYRAMDA RUH VE BEDEN SAĞLIĞIMIZ | |
![]() |
Mehmet ŞENER |
| Bayram Yaklaştı | |
![]() |
Gürhan GÜRSES |
| BENİM BEN | |
![]() |
Abdullah MOLLAOĞLU |
| HER KENTE BİR POLİS MÜZESİ! | |
![]() |
Baki USANMAZOĞLU gazeteturkaipucu |
| KADİR GECESİNİ DUA İLE DEĞERLENDİREMEK | |
![]() |
Serdar ARIKAN |
| ÜŞÜYOR ÜLKEM KUTUPLAŞIRKEN SEMALARI | |
![]() |
Hicran HANZADE |
| RUHUM DİNLENSİN | |
![]() |
Aydoğan DEVECİ |
| KİRLİ POLİTİKA VE HALK OYLAMASI | |
![]() |
Sevil MORTAŞ |
| SEVMEK | |
![]() |
İsmail DEMİRDÜZEN Türkmenler Birliği |
| Türkü sevmeyen Kürt, Kürt değildir | |
| Ankara | 10/28 °C |
| İstanbul | 21/27 °C |
| İzmir | 20/33 °C |
| Konya | 11/26 °C |
