Çok Okunanlar
Site İçi Arama
Yorumlar
Türk Kahvesi
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Caner TEKİNTAŞ
DUYGUSAL BASKI
14 Mayıs 2010 Cuma 00:38

 

 

 

DUYGUSAL BASKI

 

 Biz insanlar birbirimizden çok farklı duygu ve düşünceler taşıyan varlıklarız. Her birimiz başlı başına ayrı birer dünya ve tek başına bir hazine olarak yaratılmışız. Ancak birçoğumuz bu değerlerin farkında bile olmadan, hazine ve bilgi birikimlerimizi boşa harcamış olabiliyoruz. Boşa harcadığımız birikim ve değerlerimizden biri de Yaratılış Mucizesi olan beynimizdir. Beynimiz Sağ ve Sol Loblar olarak iki ayrı kanaldan davranışlarımıza yön verir. Bu kanallar duygularımız ve mantığımızdır. Yaşamakta olduğumuz hisler de bizim davranışlarımızı doğrudan yönlendirir.

         Bizler toplum olarak son derece duygusal insanlarız. Biraz önce verdiğimiz kararlara kendimiz bile şaşırır, arkamıza dönüp baktığımızda, aldığımız kararlara bazen kendimiz bile bir anlam veremeyiz. Yaşanılan aynı olay karşısında, her insanın tepki, sevinç ya da üzüntüsü farklı farklıdır. Aile ve toplumlarda ise; Kitle Psikolojisi ile hareket edileceğinden bu tepki daha farklı olacaktır.

Bu tür tepkiler ise; kişinin kendi Akıl ve Mantığının yönlendirmesi ile değil, Duygu Kontrolsüzlüğü eşliğinde yaşanacağından, özellikle çocukluğundan itibaren Duygusal Kontroller ile yetiştirilen bireylerde yaşanılan duygular kontrolsüz ve daha karmaşık olur. Örneğin anne, baba, aile veya çevre, çocuğun eğitiminde yerine getirilmesi gereken sorumlulukları bilinçli, eğitimli ve kültürlü bir örnekleme ile yerine getiremiyor ise, Duygusal Baskı ile yönlendirecektir. Hastayım, üzülürüm, ağlarım, bunu yapmazsan seni sevmem gibi. Bu şekilde bir Duygusal Kontrol altına alınan çocuk, Mantık ve Duygu Zekâsını bilinçli kullanabilmek yerine, Duygusal Zekâyı ağırlıklı olarak kullanmaya ve davranışlarını buna göre belirlemeye başlar.

Bir insanın çocukluk yıllarında aldığı eğitim, büyüdüğünde onun Karar Alma Mekanizması olacaktır. Okuduğu okullarda dünyanın en iyi eğitimini alsa da; çocukluk yıllarındaki eğitim birikimi onun alacağı kararlarda Ağırlıklı Belirleyici olacaktır.

Lise öğrencileri ile yaptığımız bir NLP seminerinde öğrencilere şu soruyu sordum; Sınıfınızdan bir arkadaşınız bir başka arkadaşınızın değerli bir eşyasını çaldı, siz de bu durumu biliyorsunuz. Böyle bir durumda ne yapardınız? İdareye bildirir misiniz? Yoksa arkadaşınızı kaybedeceğinizden korkup, hiç görmemiş gibi mi davranırsınız? Öğrencilerin büyük bir çoğunluğu bu soruya “ Arkadaşlık çok önemlidir, idareye söylemeyiz” şeklinde cevap verdiler.

           Bu davranış şekli, Duygusal Zekânın insanı yanıltan canlı bir örneğidir. Öğrencilerin cevabı Mantık Zekâsı ile verilecek adil bir karar değildir. Kaldı ki; değerli eşyası çalınan öğrenci de kendi arkadaşlarıdır. Duygusal Zekâ ile oluşturulan bir baskı ile yetiştirilen fertler kendi iradeleri ile adaletli davranıp, adil kararlar almaktan çok, çevrenin duygusal baskıları kendi vicdanının razı olmadığı davranış şekilleri geliştirmesine sebep olabiliyor.

           İlk Okul çağlarında öğretmenlerimiz sınıfta biraz fazla gürültü olduğunda ve sınıfı susturmak istediklerinde, bizim hemen “ağzımıza fermuar çekmemizi” ve “çiçek olmamızı” isterlerdi. Bizler de öğretmenimizin isteği doğrultusunda ağzımıza hemen hayali bir fermuar çeker, kollarımızı birbirine bağlar ve çiçek olurduk. Ağzımıza öyle güçlü bir fermuar çekmiş ve kollarımızı bağlayıp öyle bir çiçek olmuşuz ki; beynimiz baskı ile kontrol altına alındığından, şimdi bile kendi hür irademiz ve adalet anlayışımız ile yaşamakta zorlanıyoruz. Ümit ederim ki, yeni yetiştireceğimiz nesillerimiz de bu duruma düşmesin. 

            Bir gazetenin haber sayfasında okuduğum Duygusal Baskıya örnek bir davranışı sizlerle de paylaşmak istiyorum. Ders kitabını okula getirmeyi unutan 7 yaşındaki İlk Öğretim öğrencisine öğretmeni bir ceza veriyor. Verilen cezanın infaz şekli ise; kendi sınıf arkadaşları tarafından öğrencinin tokatlanması. Eğer bu çocuklar Duygusal Baskı Eğitiminin kurbanları olmasalar, kendi adil iradeleri ile arkadaşlarının hakkını savunabilirlerdi. Böyle bir durumda arkadaşlarının hakkını korumak yerine, Duygusal Baskı ile kendilerini kontrol altına alan öğretmenlerinin isteği doğrultusunda hareket ederek, verilen emir gereği ayağa kalkıyor ve arkadaşlarını sıra ile tokatlıyorlar.

           Çocuklarımız bu kadar basit bir konu karşısında bile aciz kalıyor, vicdani adalet anlayışlarını haklıdan yana mı, güçlüden yana mı kullanacaklarını bilemediklerinden, arkadaşlarının acı çekmesine neden olabiliyorlar. Bu çocuklar birer yetişkin olduklarında da, gerçek adaletin farkında olmadan, baskı mekanizması ile hareket eden bireylerden oluşan toplumlar olarak yaşayacaklardır.

            Sağlıklı ve hür iradeli nesiller yetiştirebilmemiz ümidiyle…

 

            NOT: Belediye personelinin Sümer Park"ta yaptıkları çalışmalar hem şehrimizi daha da güzelleştiriyor, hem de artık baharın geldiğini, ekilen rengârenk çiçeklerle bizlere müjdeliyor. Yapılan bu güzel çalışmalar için Malatya Belediye Başkanı Sayın Ahmet ÇAKIR Bey"e teşekkür ediyorum.

            Özlediğimiz baharın çocuklarımızın bir eğitim ve oyun alanları olan Okul Bahçelerine de gelmesi için; Başkanımızın Okul Bahçelerinin süpürülmesi ve yıkanması için de bir çalışma başlatmasını istiyorum. Ayrıca, Yaya Kaldırımı olmayan okullarımızın önlerine yaptırılacak “Yaya Kaldırımları” ile de öğretmenlerimiz ve çocuklarımız okullarına daha güvenli gidebileceklerdir.

             Rize Belediye Başkanı Sayın Halil BAKIRCI Bey şehirde bu sorun ile yakından ilgilenmiş ve onlarca okulun önüne çok güzel Yaya Kaldırımları yaptırarak, öğrencilerin okullarına güvenle gidebilmelerini sağlamış, şehir halkının ve öğrencilerin takdir ve dualarını almıştı. Kendisine ve personeline bizler de Malatya"dan ailece selam, saygı ve teşekkürlerimizi iletiyoruz.

 

 

 

              

                                                                 Saliha AKKUŞ

                                                                   BİOENERJİ UZMANI

                                                                   akkussaliha@hotmail.com

 

 

Kur Bilgileri
Yazarlar
Fahrettin Korkmaz
“EVET” VEYA “HAYIR” OLARAK CEVAPLAYINIZ LÜTFEN!
Gürhan GÜRSES
BENİM BEN
Mehmet ŞENER
Hak ve Hukuk
Baki USANMAZOĞLU
gazeteturkaipucu
KADİR GECESİNİ DUA İLE DEĞERLENDİREMEK
Serdar ARIKAN
ÜŞÜYOR ÜLKEM KUTUPLAŞIRKEN SEMALARI
Saliha AKKUŞ
BİOENERJİ UZMANI
BELEDİYELERİN İNSANLIĞA HİZMETİ (3)
Hicran HANZADE
RUHUM DİNLENSİN
Abdullah MOLLAOĞLU
BEKÇİ DAYILARIN YOLUNU GÖZLERKEN‏
Aydoğan DEVECİ
KİRLİ POLİTİKA VE HALK OYLAMASI
Sevil MORTAŞ
SEVMEK
İsmail DEMİRDÜZEN
Türkmenler Birliği
Türk’ü sevmeyen Kürt, Kürt değildir
İnci TULUNAY
Mersin Sürgün Yeri midir?
Hava Durumu
Ankara 12/33 °C
İstanbul 19/24 °C
İzmir 17/31 °C
Konya 12/31 °C