• BIST 73.391
  • Altın 132,849
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara 3 °C
  • Konya 4 °C
  • İzmir 14 °C
  • Lefkoşa 18 °C

AŞKIN GÖZYAŞLARI HZ MEVLANA

Gürhan GÜRSES

AŞKIN GÖZYAŞLARI HZ MEVLANA

“Arz-ı hâl etmeye cânâ seni tenha bulamam

  Seni tenha bulacak kendimi asla bulamam.” (Sevgili, halimi sana arz etmek için seni yalnız bulamam / Seni yalnız bulunca da kendimi bulamıyorum) diyen şair ne de güzel ifade etmiş aşkın gözyaşlarını… Ve aşk âleminin şahikası olan Mevlana Hazretleri’nin biyografik romanını okuyup o deryada bir tas “Aşk İçmek” de biz okuyuculara kaldı. Halimizi arz etmek için uygun şartların oluşmasını beklerken duygularımızı da alenen ifade etmek içinde naçizane bunları yazıyoruz.      

“Hamdım Yandım Piştim” diyen Mevlana’nın hamlıktan yanmışlığa ve oradan da pişmişliğe değin süren hikâyesinin anlatımı… Biyografik bir roman, bol bol not alacağınız ve bu notlara başvuracağınız… Bir yolculuk belki de Mevlana’ya, Mevlana’dan sizlere bir hakikat işareti belki de… Üslup sizleri zahmete sokmayacak denli ehil ve sizlere rahmet olacak denli birikimli… Aşkın sağanağı yazarın kaleminden akıyor okurların üstüne… Şemsiyelerinizi kaldırıp atın. Doya doya ıslanın hem, iliklerinize değin sırılsıklam olun, boydan boya titreyin bu yaşlıkta!

Aşktır gelen, buyur edin hemen zira baş üstünde yeri vardır. Mevlana’dır anlatılan, gönlünüzün kapılarını ardına değin açın. Belki bir zerre de olsa aşkın ilhamı sizlere de rast gele… Belki de bir nokta kadar olsa da aşkın halleri sizlere isabet ede… Günümüzün başıbozuk, gönlü kırışık, aklı karışık ve üç kuruşa inen aşklarına belki de ibret ola…

            Hasetten bu kitabı gençlerimizin okumasını arzu ediyorum. Aşkın günümüzdeki aşklar kadar ucuz olmadığını, çarşı pazarda aleni satılmadığını, bir cep telefonundan ve faceden ibaret olmadığını; âlemin evvelinde ve ahirinde saklı bulunduğunu, insanın mayasında bulunduğunu ve âdemin pak ve parlak gönlünde zuhur ettiğini ifade etmek isterim. Kitap en iyi hediyedir derler ya bu kitap ise en en iyi hediyedir. Çünkü içinde AŞK var.

Belh’te başlayan ve Konya’da sona eren bir film şerididir gözlerinizde canlanan. Okudukça bu yolculukta sizlerinde var olduğu ve sizlerin de yaşadığı hissine kapılırsınız. Maddi bir yolculuk ki ahirde manevi bir yolculuğa sebep olur. Bedenidir bu yolculuk lakin ruhi olana vasıl olur. Mecazdan ilahi olana varıştır, gölgeden gerçeğe uzanıştır.

Bu Şems olur, Mevlana olur, Şebi Arus olur, Ney olur. İnsanı Kâmil olur, Aşk olur. Ne olmaz ki! Okudukça ha demeden hayran olur kari(okuyucu)…Bu kitap aşkın vücut bulmuş şeklinin veciz ifadesidir. Bu veciz ve nezih vücut ise Hazreti Mevlana’dır.

Allah kuluna bir kere “AŞK YA KULUM” demesin. Bu kitabın başından sonuna kadar teneffüs ettiğiniz hava budur. Yani aşktır. Aşka bandırmışlar sanki kelimeleri, noktaları, sayfaları… Ve kitabın vasıl olduğu son nokta ise Yokluk manasına gelen MEVLANA’DIR.

“Ey dünya sarrafı beni bul” diye Şems’in ağzından dökülen sır dolu sözle başlayan bir heyecan kasırgası Mevlana’nın telkini ve vasiyeti ile salâsında okunan “Burada bir âşık vardı, maşukuna kanatlandı.” sözüyle Şebi Arus’a vasıl oluyordu.

Mevlana’nın manevi yönü, Şems’in esrarengiz hali, HAMUŞ gibi tek bir kelimenin Şems üzerindeki davetkârlığı ve Mevlana’nın isabetliği, kahramanların birer önden giden atlılar misali bizlerin karşısında sanki canlıymışçasına anlatımı dikkate ve takdire şayan olup romanın içine serpiştirilmiş olan şiirlerle de anlatım bir akıcılık ve        ritim kazanmıştır. 

Biyografik roman sadece ilgili ve meraklı olana cazip geldiği halde tahminim bu kitapla bu yargının da yerle bir olacağıdır. Çünkü not alınacak, işaretlenecek ve tarihe bir pencere açılacak çok sayfa vardı okunacak ve hafızalara bellenecek.

            “Ömrümü ikiye böldüm; Şems’ten önce, Şems’ten sonra” diyen Mevlana’yı bilmek, tanımak ve onun okyanusundan bir damla dahi olsa nasiplenebilmek her kişinin arzusudur. Bu arzuya sebep oldukları için sayın yazara ve editöre bizatihi teşekkürlerimi iletmek ve başarılarının devamını dilemek isterim.

            Memleketin bugünkü hali, geldiği nokta, vardığı menzil değerlerimizden apaçık koptuğumuzun resmi olarak çerçevelenip asılmaktayken bu tarz eserler de bu sallanışın, bu kopuşun olmaması için bir nevi destek, bir tür payanda ve sağlam bir harçtır. Romanın bir yerinde Şems ile Mevlana arasında geçen diyalogda Mevlana’nın elindeki kitapları suya atan sonra sudan kuru olarak çıkartan Şems’e Mevlana şaşkın ve hayran bir şekilde sorar:

“Bu nasıl oldu?” diye… Şems ise bu suale: “ Bu kalp ilmidir.” der Mevlana  “Nasıl öğrenirim?” der. “Kitap okumakla olmaz” der Şems “Kalbini açmakla başla…” diye devam eder. Sizler de bu kitabı okuduktan sonra kalbinizi bir sofra bezi gibi iyiliğe güzelliğe açmak zorunda hissediyorsunuz kendinizi… Her şeyinizi feda edip kötü olanı def edip güzel olanı baş tacı edeceğiniz geliyor.

“Nâr olmadan nur olmaz” dedi Bahaeddin VELED sonra Seyyid BURHANEDDİN “Nârını bekle nârın yârindir” dedi ve ahirde Şems neyi eline alıp haykırdı:  “Beni bul” dedi… İşte hikâyemiz bu…

            Noktası kitaptır aşkın

Zerresi afitâptır aşkın

Gark olur katresinde kevn ü mekân

Gizlenir zerresinde her dü cihan (Noktası bir kitaptır aşkın / Zerresi güneştir aşkın Kaybolur, yok olur bir damlasında  oluş ve mekân / Saklanır bir zerresinde her iki cihan) Aşk yolunda yürüyenler selam olsun. Kalemiyle aşk abidesi dikenlere selam olsun. Şems’i anlayanlara ve Mevlana’yı bilenlere selam olsun. Sözlerin Mimar Sinan’ı olmak, kalplerin Fatih Sultan Mehmet’i olmak elbette ki her türlü saygıyı ve hürmeti de beraberinde getiriyor. Zihnimizde ve yüreğimizde bu çerağı tutuşturanlara ve beden cürufumuza can üfleyenlere selam olsun.

Nice devletlû gelip geçti, nice zengin gelip göçtü, nice bey, beyzade, ağa, paşa bu handa kondu uçtu. Bugün kaçı bilinir, sorarım size? Lakin gönül yapan bugün biliniyor ve yaşıyor. Buna dikkatinizi çekmek istedim.

 “Gül olmasaydı bülbül bunca feryad ü figan eyler miydi?

   Bülbül olmasaydı  gül bunca nazı kime eylerdi?”

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Gazete Turka | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Yazılımı: CM Bilişim