1. YAZARLAR

  2. Murat TEKİNALP

  3. ASIRLAR SONRA; MİRAC’I YAŞAMAK…
Murat TEKİNALP

Murat TEKİNALP

Bir Garip Yolcu...
Yazarın Tüm Yazıları >

ASIRLAR SONRA; MİRAC’I YAŞAMAK…

A+A-

  Yazılan yazıların yorgunluğunu hissetsin diye yılları; senin peygamberliğinin şahidi yaptım. Tutuşan dizelerimin yalnızlığını; yaşadığın miracınla avuttum. Çığlıkları yudumlayıp, zifiri karanlıkları içtim sensiz.Ve yaşadığın güzellikleri yaşadım yıllar sonra;sanki bir nefes ötedeymişsin gibi.Tıpkı hacer-ül muallaka gibi.Duygusallığını kaplayan hissiyatları ve yumuşamış taş kalbiyle yalvarıyordu sana.Beni de götür gittiğin yerlere.Soluyacağın tatlı nefesler aşkına götür beni.Güldür,gülmeyen soğuk yüzümü.İzin vermiyordun ona.İzin verseydin ona sadece o değil, alemler gelirdi senle. Ama çıkılacak nurani yerlerin aşkına vekâlet ediyordun ümmetine. Sevdiklerin bir bir giderken ellerinden, seni hak yol üzere gönderen Mevla, muhabbetini ve azmini kuvvetlendirsin diye seferber ediyordu bütün gök ehlini. Ve veriyordu eline nurdan ehliyetini.

   Adım atarken göklerin merdivenlerine, arkadaşın Cibril-i Emin seninle. Ve yıllardır yüzüne hasret dostların, ataların bekler yolunu şevkle. Uğruna, âlemler yaratılan habibini. Bütün özlemle selam ve kelam tütüyor dillerinde. Müjde asırlardır beklenen oğul geldi. Muhammed-ül Emin geldi. Bütün peygamberan-ı izam sırada hasbıhal için, izzet-i ikram için. Beklenen konuğun aşkına ne varsa içlerinde ve dilerinde- neleri varsa nimetlerine dair seriyorlar önüne sultanım. Ama biri var ki biri, asırlardan beri bekler seni.Atan İbrahim(a.s).Ve gelmiş diye mukaddes torunu,nefes nefese kalmış soluğu.Ve dili dualarla,niyazlarla bütünleşen.”Allah Seni ve ümmetini mübarek kılsın üzerimize.ve Şefaatin eksilmesin bizlerden de.” O güzellikleri yaşarken bütün heyecanınla soruyorsun kardeşin Cibril"e.”Bunlar kimlerdir diye.”Seni Hak din üzere gönderen Zat-ı Zülcelale yemin olsun ki; Şirke düşenlerin hali budur işte,Rabbinin sözüne aldırış etmeyenlerin sonu bu.”Dehşetle izlerken gözlerin azap meleklerini,ve çile çekenleri aklından geçiriyordun,ümmetini.Ürperen kalbinle”Ümmetim,ümmetim” diye serzenişlerini işitiyordu kardeşin Cibril-i emin.Ama müjdeyi verir diye Rabb-ül Alemin,sesini dahi çıkarmıyordu yanında.Edepten göz göze gelmiyordu Cibril.Ve Cennetler gösterilirken sana yine yüreğinde bizdik,Ya Rasulallah!Altlarından bal ırmakları akan,güzellikler diyarını.

    Şimdi sidre-i Müntehadasın ve eşiğinde sınırın izin yalnız sanadır Sultanım.Görmek için yaratanını;aşkla giriyorsun manevi kapıdan içeri.Ve çektiğin çileleri, birer birer unutuyorsun kederleri.Bütün vücudunda edep var.Sonra karşılıyor seni rabb salat ve selamla.”Bütün ibadetler kainatın zerre sayısınca senin,övülmek,hamd senin,her çeşit kulluk senindir.Sensiz her şey rüsvalık, rezilliktir.Bütün korkularım Ya Rab!Ümmetimden günahkarların halidir.Dinlemeyenler olursa sözünü hali nicedir.Rahmetin geniş,mağfiretin alidir.Sana tevekkül edenlerin ahvali yücedir.Hacetim ki;bu günahkar kullarım  rahmetinden bir yol bula.”Müjdelerin en güzelini veriyor Rahman senin hatırına.Kendi Zatına eş koşmayanların kurtulacağını müjdeliyor sana. Ve yaşadığın güzelliklerini her an  yaşasın diye kulların, gözünün nuru namazı veriyor.Asırlar sonra yine; bir Mirac kandilinde namazla yanına,çıkıyoruz adeta ref ref ile göklerin kapılarına.Yaşıyoruz yaşadığın tüm anları.Rabbin huzuruna varıyoruz,rahmet ve mağfiretini diliyoruz bize öğrettiğin dilimizle.Ve her daim huzurunda saf tutuyor,el bağlıyoruz ve senden asırlar sonra şefaatini dileniyoruz.

Önceki ve Sonraki Yazılar