1. YAZARLAR

  2. Yüksel COŞKUN

  3. ARI VE SİNEK
Yüksel COŞKUN

Yüksel COŞKUN

Yazarın Tüm Yazıları >

ARI VE SİNEK

A+A-

Saygıdeğer okurlar,

      Bu hafta yazımın konusunu değişiklik olsun diye iki canlı yaratık üzerinde yapılan bir uygulama ile  tespit edilen özelliklerine ve yapısal yaşamlarına ayırdım.
       Ama öncelikle, ulu önderimiz ATATÜRK"ün önderliğinde başlatılan kurtuluş savaşının, zaferle sonuçlanması neticesinde her yıl büyük coşkuyla kutladığımız 30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMIMIZI,
      Belli bir kesimin rahatı düşünülerek o sıkıntıların yaşanmadığını bilinerek, tüm ülke insanımıza önemli bir mesaj olması temennisi ve Tanrı"dan bir daha yaşatmaması dileği ile kutluyorum.
       Bir grup arıyla, sineği bir şişeye koyarlar.
       Şişenin taban tarafını ışığa doğru, açık olan ağız kısmını ise karanlığa doğru yerleştirirler,
       Arıların hepsi ışık olan tarafa doğru üşüşür, ama şişenin cam olan tabanı, onların da yabancısı olan bir madde olduğu için çıkmayı başaramazlar.
       Bu arada sinekler, şişenin ağzına doluşur ve karanlıkta dışarı çıkarak kaybolurlar,
       Ağzı açık olan şişeden, karanlık tarafa doğru tek bir arı bile gelmediği gibi, camın önünde ışığa doğru çabaları devam eder.
       Arıların ne kadar akıllı varlıklar olduğunu hepimiz biliyoruz.
       Sinekler ise malum hayvanlar,
       Adı üstünde arılar ne kadar temiz ve faydalı ise, sinekler de o kadar pis canlılardır.
       Bizi sokarlar diye arılardan korkar, ama sineklerden de sürekli midemiz bulanır.
       Arılar, ne tür engel olursa olsun önlerin de, çabalarını sürdürür ve gerektiğinde de bu uğurda ölebilirler.
        Bunu yaptıran, yürek, azim, sevgi, dürüst ve ilkeli olmaları, kendine ve yaşadığı topluma saygıdır.
        Sinekler ise, karanlıkta sıvışan kaçaklardır, şişenin ağzının karanlığa açılmasının onlarca hiçbir önemi yoktur, onlar karanlığa yürürler, korkaktırlar ve hep kaçak dövüşürler.
       Çünkü onlar için sadece kendi yaşamları söz konusudur,
       Sinsi, ilkesiz ve yüreksizdirler.
       Arıyı kovalamak isterseniz savaşır, engellere aldırmazlar, iğnesini sapladığında öleceğini bilerek savaşır ve değerleri için de ölürler.
       Amacı sadece ışığa ulaşmaktır.
       Ama sinekler kovaladığınızda kaçarlar, sonra yılışık yılışık tekrar dönerler kovaladığınız yere,
       Yemeklerinize, kollarınızın üstüne tünerler, pis ayakları ile ezerler yaşadığınız her yeri,
       Nerede yemek varsa, nerede rahat yaşayacaklarsa oraya giderler, onlar için açık ağızların karanlığa çıkması önemli değildir.
       Evet saygıdeğer okurlar,
       Kışlarını düşündükleri için yazın sıcağında bile durmadan çalışarak aç kalmayan karıncalar,
       Oturduğu yerde yiyecek geleceğini düşünüp rahatına bakıp kışın aç kalan ağustos böcekleri,
       Yani tüm canlı varlıklar, kendi yaşam mücadelesine göre karanlık veya ışığa seçebiliyor.
       İnsanları hayvanlardan ayıran en önemli özellik ise, ben sizlere akıl verdim diyen Tanrı"nın en büyük lütfu olan akıl olmasına rağmen,
       Arı gibi ilkeli, kendine ve yaşadığı topluma saygılı ışığa çıkma çabasında olan insanlar ile,
       Sinek gibi yılışık ve sonunda karanlığa çıkacağını bilerek günlük düşünerek kendini ve geleceğini karanlığa mahkum eden insanlar olabilmektedir.
       Ama inanıyorum ki, tarih ileri de bu insanları sorgularken hak ettikleri şekilde ödüllendirip, cezalandıracaktır.
              Işığa ulaşmak için çabalayanlara, engellere rağmen ışığa doğru yürüyenlere ve bu çaba içinde yürekleri insan sevgisiyle dolu ışık saçıp etrafını aydınlatanların yolları açık olsun diyerek,
       Sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

       YÖNETİM VE SİYASETTE EN BÜYÜK FELAKET
       YARIM BİLGİLİ İNSANLARIN TAM YETKİLİ OLMASIDIR

Önceki ve Sonraki Yazılar