1. YAZARLAR

  2. Yüksel COŞKUN

  3. ARI VE SİNEK
Yüksel COŞKUN

Yüksel COŞKUN

Yazarın Tüm Yazıları >

ARI VE SİNEK

A+A-

 

       Saygıdeğer okurlar,        Yapısal yaşamlarını ve özelliklerini tespit için arılar ve sinekler üzerinde yapılan bir uygulamayı gözler önüne sermek ve sonucunu sizlerle paylaşmak istedim.

       Bir grup arıyla, bir grup sineği bir şişeye koyarlar.        Şişenin taban tarafını ışığa doğru, açık olan ağız kısmını ise karanlığa doğru yerleştirirler.       Arıların hepsi ışık olan tarafa doğru üşüşür, ama şişenin cam olan tabanı, onların da yabancısı olan bir madde olduğu için çıkmayı başaramazlar.       Bu arada sinekler, şişenin ağzına doluşur ve karanlıktan dışarı çıkarak kaybolurlar.       Ağzı açık olan şişeden, karanlık tarafa doğru tek bir arı bile gelmediği gibi, camın önünde ışığa doğru çabaları devam eder.       Arıların ne kadar akıllı varlıklar olduğunu hepimiz biliyoruz.       Sinekler ise malum hayvanlar,       Arılar ne kadar temiz ve faydalı ise, 

       Sinekler de o kadar pis canlılardır.       Bizi sokarlar diye arılardan korkar, 

       Pis yaratık oldukları için sineklerden de sürekli midemiz bulanır.       Arılar, ne tür engel olursa olsun önlerinde, çabalarını sürdürür ve gerektiğinde de bu uğurda ölebilirler.        Bunu yaptıran, yürek, azim, sevgi, dürüst ve ilkeli olmaları, kendine ve yaşadığı toplumlarına olan saygıdır.        Sinekler ise, karanlıktan sıvışan kaçaklardır, şişenin ağzının karanlığa açılmasının onlarca hiçbir önemi yoktur, onlar karanlığa yürürler, korkaktırlar ve hep kaçak dövüşürler.       Çünkü onlar için sadece kendi yaşamları söz konusudur.       Sinsi, ilkesiz ve yüreksizdirler.       Arıyı kovalamak isterseniz savaşır. 

       Engellere aldırmazlar, iğnesini sapladığında öleceğini bilerek savaşır ve değerleri için de ölürler.       Amaçları sadece ışığa ulaşmaktır.       Ama sinekler kovaladığınızda kaçarlar, sonra yılışık yılışık tekrar dönerler kovaladığınız yere,       Yemeklerinize, kollarınızın üstüne tünerler, pis ayakları ile ezerler yaşadığınız her yeri,       Nerede yemek varsa, nerede rahat yaşayacaklarsa oraya giderler, onlar için açık olan ağızların karanlığa çıkması önemli değildir.       Evet, saygıdeğer okurlar,       Kışlarını düşündükleri için yazın sıcağında bile durmadan çalışarak aç kalmayan karıncalar,       Oturduğu yerde yiyecek geleceğini düşünüp rahatına bakıp kışın aç kalan ağustos böcekleri,       Yani tüm canlı varlıklar, kendi yaşam mücadelesine göre karanlık veya ışığa seçebiliyor.       İnsanları hayvanlardan ayıran en önemli özellik ise, ben sizlere akıl verdim diyen Tanrının en büyük lütfu olan akılları olmasına rağmen,       Maalesef ki, sinek gibi yılışık, sonlarının karanlık olacağını bilmelerine rağmen günlük düşünerek kendini ve geleceğini karanlığa mahkum eden insanlar ile

       Arı gibi ilkeli, kendine ve yaşadığı topluma saygılı, aydınlığa çıkma çabasında olan insanlar olabilmektedir.       Ama inanıyorum ki, tarih ileri de bu insanları sorgularken hak ettikleri şekilde ödüllendirip, cezalandıracaktır.        Bu vesileyle, ışığa ulaşmak için çabalayanlara, engellere rağmen aydınlığa doğru yürüyenlere ve bu çaba içinde yürekleri insan sevgisiyle dolu ışık saçıp etrafını aydınlatanların yolları açık olsun diyerek,       Onlara en temiz kalbi duygularımla sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

       

       Saygılarımla,       YÖNETİM VE SİYASETTE EN BÜYÜK FELAKET       YARIM BİLGİLİ İNSANLARIN TAM YETKİLİ OLMASIDIR.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar