1. YAZARLAR

  2. Sabri YALIN

  3. ANNELERİMİZ CENNETTEN Mİ GELMİŞ?
Sabri YALIN

Sabri YALIN

Yazarın Tüm Yazıları >

ANNELERİMİZ CENNETTEN Mİ GELMİŞ?

A+A-

İlkokulda üç ve dördüncü sınıfları zor geçtim. İlkokul öğretmenim Saadet hanımla yıllar sonra karşılaştığımızda “ O günler, çok dalgındın, bakıyor ama görmüyordun.” demişti. Haklıydı, zira o yıllar beni dünyaya  taşıyan annem, kendisi ebedi aleme taşınmıştı, hem de kendisi yirmi sekizinde iken.. Allahtan babam çok iyi bir insanla evlenmişti ve o, ailemle birlikte hayata tutunmama yardımcı oldular. Bu yüzden hayatım boyunca istekleri ikilenmeyen çocuklara hep gıpta ettim ve arkadaşlarımı da müşfik ve merhametliler arasından seçtim.
                                  ANNELER GÜNÜ AMAN DİKKAT
     Her hangi bir nedenle annesini kıran varsa ne olur bu günü bahane ederek elini öpsün. Bilsin ki hiçbir anne çocuğunu isteyerek kırmaz. Nedir bu anneler günü? Bir çok şeyde olduğu gibi bu da İlk kez ABD’de başlamıştır. Anna Jarvis uzun yıllar ailesi ile birlikte yaşadığı Amerika’da önce babasını sonra da 1905 yılında annesini kaybetti. Birlikte yaşadıkları dönemlerde annesine gereken değeri vermediğini düşündü. Arkadaşlarına annesinin öldüğü Mayısın 2. Haftasının “anneler günü” olarak kutlanması teklifinde bulundu ve kabul gördü. Finansal desteği de ünlü bir giyim şirketinden sağlayarak ilk kutlamayı binlerce kişi ile gerçekleştirildi. Bununla yetinmeyip günün ulusal anlamda kutlanmasını hedefliyordu.. Eyelat başkanları, din ve devlet adamlarıyla ve Senato’ya yüzlerce mektup gönderdi ve muradına da erdi.  Zira 08 Mayıs 1914 tarihinde Wilson imzası ile ” anneler günü” resmiyet kazandı. Ama bir çok eyalette gün kutlanmaya başlamıştı bile..  Ve akabinde dünyaya yayılmaya başladı. Ancak Jarvis , yoğun çalışmadan evlenip çocuk sahibi olamadığından her anneler günü onun için acı oldu. Ülkemizde Türk Kadınlar Birliği girişimiyle 1955’den beri Mayıs’ın 2. Pazar günü  kutlanmaktadır.

                     İslam’da VE ŞİİRDE Anne

   Allah Kuran-ı Kerimde anneye' karşı gösterilecek olan güzel ahlaka dikkat çekmiştir.  "Biz insana, anne ve babasına (karşı) güzelliği (ilke edinmesini) tavsiye ettik" (Ankebut Suresi) "Rabbin, O'ndan başkasına kulluk etmemenizi ve anne-babaya iyi davranmayı emretti Şayet onlardan biri veya ikisi senin yanında yaşlanırsa, onlara: "Öf" bile deme ve onları azarlama; onlara güzel söz söyle, Onlara acıyarak alçakgönüllülük kanadını ger ve de ki: "Rabbim, onlar beni küçükken nasıl terbiye ettilerse Sen de onları esirge" (İsra Suresi, 23-24)

Tüm bu ayetlerden anlaşılacağı gibi, Allah insanlara, anne babaya karşı daima hoşgörülü, anlayışlı, şefkatli ve saygılı bir tavır içerisinde olmalarını öğütler. Aslında tüm dinlerde anneye verilen değer, son derece önemlidir. Edebiyatta anne konulu yüzlerce şiir var. Bunlardan Antalyalı Niğmetullah Uçar’ın aynı adla yazılmış eserini seçtik.
                                       ANNEM
Cennet ayağının altında madem,  sen razı olursan girerim annem,

Dünyaya getirip büyütensin hem, öl dersen ölüme giderim annem..

Dokuz ay karnında  beni taşıdın,  zahmetimden bile büyük zevk aldın,

Doğurdun, doyurdun, uykusuz kaldın, hakkını ben nasıl öderim annem..

Ben yiyeyim diye sen yemiyordun, hasta olduğumda gülemiyordun,

“Canımdan bir parça can”dır diyordun, andıkça yanıyor ciğerim annem..                   

     ANNESİZ BÜYÜYENLER GERÇEKTEN HİMAYE İÇİNDE Mİ?
     Sosyal hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu içinde İl Müdürlüğü (Bursa) ve Bakanlıklarda Genel Müdür Yardımcılığı yapmış bir kişi olarak öksüz çocukların olması gereken düzeyde himaye edilebildiklerine inanmıyorum. Bu konuda devletin “sivil” çalışmaları daha ciddiye alması gerektiğini düşünüyorum. Toplumda “anne” ve “öksüz” kavramlarını vitrinlere oynarcasına konuşan ve aslında hiç özümseyememiş insanları hayretle izliyorum. Yıllar öncesi David Copperfield adlı dizi film vardı. Bu dizide David, yetim bir çocuktur. Önce üvey babasıyla sonra da gittiği yatılı okulda sıkıntı çeker. On yaşında annesini de kaybederek halasının yanına sığınır ve sürekli olarak acı çeker. Film herkesin hüngür hüngür ağladığı bir dizi olmuştu. İşte tam bu sırada bazı tipleri hicveden bir parodi yayınlanıyordu. Olay, çok zengin ve sosyetik bir evde geçmektedir. Tv’de David Copperfield adlı filmi evde izleyen kadınlar hıçkırarak ağlamaktadır. Bu arada annesi ve babasını kaybederek açlıktan ölmek üzere iken eve hizmet için aldıkları  kimsesiz bir çocuk evin hanımına “kahvenizi nasıl istersiniz” diye sorar. Kadın hışımla ”görmüyor musun burada acıklı film izliyoruz. Sırası mı?” diye o küçük çocuğu azarlar. Halbuki o aslında yaşıtı David’den çok daha kötü durumdadır. aile, ellerindeki garibi görmekten acizdir…

                                DEĞERLENDİRME
   Annemizin hakkı asla ödenmez. Çocukluk çağında anneye karşı duyduğumuz hisler başka zamanlardakine benzemez. Bu nedenle annemize karşı çok dikkatli olmalıyız. Annemiz vefat ettiyse, inşallah Cennettedir. Ama hala yaşıyorsa onun güzel yüzünü görme şansına sahip olduğumuz için bizler cennette sayılırız..                                    

   İyi haftalar ve tüm okuyucularımızın “anneler günü” kutlu olsun.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum