1. YAZARLAR

  2. İnci TULUNAY

  3. Anneler Ağlamasın..
İnci TULUNAY

İnci TULUNAY

Yazarın Tüm Yazıları >

Anneler Ağlamasın..

A+A-

Savaşlar,silahlar,kan ve ölümler..Dünya varolduğundan beri ne yazık ki hala ve hala savaşlar olmakta, birileri için rant birileri için ego olan silahlar çoğalarak yayılmaktadır.Ben savaş görmedim. Geçim denen savaşın içindeyiz.Oysa onlar, hayat ile ölümün ince çizgisinde , huzursuz, korkuyla yaşamaktalar..Oysa hayat ne kadar kısa..

Ben savaş görmedim fakat savaşı yüreğimde hissediyorum.Oysa onlar yaşamış,onlar anlatsın savaşı size..

 

BİR ÇEÇEN ANNENİN GÖZÜYLE SAVAŞ

 

 

"Ruslar sağlıksız bir Çeçen neslinin oluşması için her türlü silahı kullandı"

 

   Bir anne olarak Çeçenistan'daki savaşı nasıl görüyorsunuz?

Her milletin en değerli varlığı annelerdir. Savaş çıktığında en fazla acı çekenler de yine annelerdir. Çünkü çocuklarımız ölüyor. Daha önce olduğu gibi bu savaşta da tüm yük bizim gibi annelerin üzerinde.

Çocuklara ve yaralılara bizler bakıyoruz. Kaybolan çocuklarımızı bulmak için sadece Çeçenistan toprağını karış karış aramakla kalmıyor Rusya'da da çalmadık kapı bırakmıyoruz. Tüm hapishaneleri dolaşıyoruz.


Artık ülkemizde toplu çocuk mezarları var, bunların bir kısmının kimlikleri bile tespit edilememiş.

Tabi ki böylesi durumlarda anneler ağlar.

Rusların kullandığı kimyasal silahlar en çok bizleri vuruyor. Hasta olan anneler tedavi olamıyorlar. Birçoğu hastalıklar nedeniyle karnındaki çocuğu dünyaya getiremiyor. Yada çocuklar hastalıklı doğuyor, yada yaşamak için kendilerinde güç bulamıyor. Bu anneler açısından daha da korkunç bir durum. Çeçenistan'da Cenevre Konvansiyonu tarafından yasaklanan silahlar kullanıldı. Her tarafta radyoaktif yayılma var. Tüm bunlar Çeçenistan'da iyi ve sağlıklı bir nesil olmasın diye yapıldı. Bir anne olarak benim için bundan daha kötü ne olabilir.

İzini sürdüğünüz kaç evladınız var?

Bugün 10 binden fazla Çeçen aile temizlik operasyonları sırasında tutuklanarak bilinmeyen yerlere götürülen oğullarının izini arıyor. Birçok anne bu arayış sırasında yaşamını yitirdi.

Kendi annem bu nedenle 5 yıldır yürüyemeyecek kadar yatağa bağımlı halde yaşıyor. Sağlık Bakanlığımız kalp ve sinir hastalıklarına bağlı ölümlerden bahsediyor. Bu acımasız savaşta birçok anne çıkmaza sürüklendi. Benim çok yakın bir arkadaşım tüm aile fertlerini kaybedince aklını yitirdi. Yine bir arkadaşım Çabayeva Malkan ailesini kaybettikten sonra hastalandı, kafasında şişlikler oluştu ve 32 yaşında yaşamını yitirdi. Bu tür örnekler bitmeksizin sıralanabilir.

Siz yakınlarınızı kaybettiniz mi?

1995'te iki kardeşim Caharkale'de Ruslar tarafından tutuklandı. Biri tutuklu iken öldürüldü. Diğerinin ise hala nerede olduğunu bilemiyoruz. Aslında Rusya'ya ihanetten yargılandığını öğrendik. Çelabinsk'e kadar izini sürmüştük. Fakat şu anda nerede olduğundan habersiziz.
Ruslar bize kardeşimin tutuklandıktan bir ay sonra serbest bırakıldığını söyledi ama 5 ay sonra onun Çelabinsk'te olduğunu tespit ettik. Yani kardeşim hala tutukluydu. 14 yıl hapis cezasına çarptırıldığını öğrendik.

Bu bilgiye nasıl ulaştınız?

Ailemizden iki hukukçu var. Onlar bu iş için çok uğraştılar. Ayrıca Rus gazetelerinden birinde bu konuda bir haber yayınlandı. Biz böylece kardeşimin hala sağ olduğunu öğrenmiş olduk. Ama nerede tutulduğunu bilen yok.

Çeçenistan'da çocuklarını kaybeden Rus annelerle ilişkileriniz var mı? Zira onların da sizin gibi komiteleri var ve savaşa karşı çıkıyorlar…

Biz tamamen farklı bir organizasyonuz. Ama onlarla da irtibatımız var. Biz onlara kendi katillerini kurtarmak için yardım ediyoruz. Onların çocukları Çeçenistan'daki savaşa zorla gönderiliyor. Biz de çocukları zorla askere alınan ailelere yardımcı oluyoruz.

Paralı askerlerin aileleri konusunda ne diyorsunuz?

Paralı askerlerin ailelerine asla yardım etmeyeceğiz. Bu bizim hakkımız. Onların yargılanıp hak ettikleri cezaları çekmelerini istiyoruz.

Dernek olarak başka neler yapıyorsunuz?

Özellikle yetim çocuklara yardım etmeye çalışıyoruz. Bu çocukları dinlenme kamplarına götürüyoruz. İşkence kamplarında kalan erkeklerin tedavileriyle uğraşıyoruz. Bu nedenle de bu projeler için sponsorlar arıyoruz. Dışarıdan psikologlar çağırıyoruz. İnguşetya'da mülteci çocuklar için iki okul açtık. Biri Çeçenistan'da olmak üzere bizim için çalışan psikologlarımız var. Çeçen çocukların eğitimi için 15 özel kurs açtık. Bu çocuklarımız açısından aynı zamanda tedavi anlamına geliyor.

Savaş kaç çocuğunuzu alıp götürdü, kaç çocuk yaralandı yada sakat kaldı?

Son iki savaşta 47 bin çocuk öldü. 10 binin üzerinde çocuk yetim kaldı. 4 bin çocuk hem öksüz hem de yetim kaldı.

Bu çocuklar nerelerde kalıyor?

Akrabalarının yanında kalıyorlar. Ancak savaşın zor şartlarında ayakta kalmakta zorlanan aileler için bu kadar ilave çocuk gerçekten tahammülü zor bir yük demek. Size beni etkileyen bir iki çocuğun durumunu anlatmak istiyorum. Alkhan-Kale'de 9 yaşında bir çocuk var. Mayın patlaması sonucu iki gözünü ve iki kolunu kaybetti. Geçen savaşta babalarını kaybettiler. Kardeşlerin en büyüğü 13 yaşında. Bunların evi yok, küçük bir odada yaşıyorlar. Gözü körelen bu çocuğun ameliyat olduğu takdirde görme ihtimali var. Her geçen gün gözlerindeki sıvı akıyor. Doktorlar deve kuşu gözünün naklinin mümkün olduğunu söylüyor. Ama bunu yaptıracak gücümüz yok. 13 yaşında başka bir kız çocuğunun alnındaki kemik parçası yok. Kafasının ön tarafında kalp varmış gibi atıyor. Bunun gibi örnekler çok. 09/11/2002 Kafkas Derneği

 

Önceki ve Sonraki Yazılar