1. YAZARLAR

  2. Yüksel COŞKUN

  3. ALLAH’IN TÜRK’LERE LÜTFU ATATÜRK
Yüksel COŞKUN

Yüksel COŞKUN

Yazarın Tüm Yazıları >

ALLAH’IN TÜRK’LERE LÜTFU ATATÜRK

A+A-

Saygıdeğer Okurlar,

 

      Yıl 1910 bir asır öncesi,

      Fransızlar yeni buluşları olan uçağın tanıtımı için tüm uluslardan katılımcı davet ederler.

      Herkes böyle bir icadın gerçekleşmiş olması nedeni ile şaşkın ve meraklıdır.

      Dönemin Osmanlı hükümeti de icatlara meraklı olan Ali Rıza Paşa’yı saraya çağırarak Fransızların buluşundan bahsedip hükümeti temsilen katılmasını isterler.

      Davetin iki kişilik olduğunu ve yanına kendisinin tespit ettiği kişiyi alabileceğini söylerler.

      Ali Rıza Paşa bunu biz yapmalıydık diye içinden hayıflanır ve bir delikanlı var onu yanıma alayım diyerek saraydan ayrılır.

      Ali Rıza Paşa ve delikanlı Paris’in yolunu tutar ve vardıklarında otele yerleşirler.

      Buluşun gösterileceği gün pist ve meydan oldukça kalabalık ve insanlar merakla beklemektedir.

      Pilot montunu giyip gözlüğünü takar ve uçağa biner.

      Uçak havalanır, perendeler, taklalar ve manevralar yaparak müthiş bir gösteri sunarak alkışlar arasında piste iner.

      Herkes kıskanç ve şaşkınlık içinde iken bir yetkili pilotun arkasında ona eşlik edecek gönüllü ve cesaretli biri var mı diye sorar?

      Bizim delikanlı ben ben diye atılır.

      Verilen gözlüğü takıp mont giyinen delikanlı kalabalık arasından sıyrılmak üzere iken Ali Rıza Paşa kolundan tutar.

      Boş ver sen binme, başkası binsin der.

      Delikanlı bir şey mi hissettin Paşam diye sorar.

      Ali Rıza Paşa yok, sen yine de binme der.

      Bunun üzerine bir başkası uçağa biner ve uçak havalanır.

      Delikanlı öfkeli bir şekilde havalanan uçağın perendelerini, taklalarını ve manevralarını izlerken uçak birden alev topuna dönerek piste çakılır.

      Ve 2 ölü

      Delikanlı hayretler içerisinde paşaya bakarken, paşa bir insanı kurtardığı için mağrur ve mutludur.

      Ama bir başkası ölmüştür.

      Fakat Paşa’nın kurtardığı bir insan değildir, bir ulustur.

      Çünkü uçağa binmesini engellediği delikanlı Mustafa Kemal ATATÜRK’tür.

      Evet, saygıdeğer okurlar,

      Ulu önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK Tanrı’nın bu ülkeye ve bizlere bir Lütfü’dür.

      Bizler şu an bağımsız ve özgür yaşıyorsak,

      O ve silah arkadaşlarının akıl ve cesareti sayesinde yaşıyoruz.

      Allah korkusunu yüreğinde taşıyan, vatanını ve halkını kendi canından çok seven bir liderdi.

      Ama maalesef onun bizlere kazandırdığı değerleri ve ülke kazanımlarını ölümünden sonra hep çarçur ettik ve son yıllarda yandaşlara peşkeş çekerek tüketmekteyiz.

      Şimdiki zamanımızı bir asır önce görebilmek ve neler yapmamız gerektiğini işaret etmesi onun dâhiliğini ve emsalsiz bir lider olduğunu göstermektedir.

      Korkusuz ve cesur olduğu gibi, ülkesi için gecesini gündüze katacak kadar fedakârdı.

      Hiç bir ülkeden ve hiç kimseden çekinmemiştir.

      Savaş yılları olmasına ve düşman ülkelerinin içimizde yandaşları bulunmasına rağmen, her gittiği yere korumasız giderdi.

      Şimdi bakıyorum da milleti temsil için meclise girmiş olanlar koruma ordusu olmadan dolaşamamaktadır.

      Bir yanda emperyalist güçlere kafa tutan ve korumasız dolaşan Mustafa Kemal ATATÜRK,

      Diğer tarafta evinin kapısından çıktıktan sonra etten duvar olan koruma ordusu ile dolaşan milletin temsilcisi olduğunu söyleyenler,

      Şimdi sizlere soruyorum?

      Bir ülke demokrasi ile yönetiliyorsa,

      Herkes birbirine ve insan haklarına saygılıysa,

      Kendi özgürlüğünün bittiğinde karşı tarafın özgürlüğünün var olduğuna inanıyorsa,

      Halkı için iyi şeyler yaptığını söylüyorsa,

      Kul hakkı yemem, yedirmem derken vicdanen rahatsa,

      Şehit haberleri ile içimiz kan ağlarken bu duruma gelmede suçumuz yok diyorsa,

      Yaratana ve halkımıza veremeyeceğimiz hesabımız yok diye biliyorsa,

      Niye koruma ordusu ile dolaşılır?

      Lütfen bu soruların yanıtlarını önce kendinize verin,

      Daha sonra da, ülke uçuruma sürüklenirken hala gerçeği göremeyen kafalarını toprağa gömmüş din istismarı örümcek kafalı okumuş cahillerle paylaşın.

               

      Saygılarımla,

     

      AYNAYA BAKACAK YÜZÜNÜZ YOKSA

      BİLİN Kİ GÖZÜNÜZ TOPRAĞA DÖNER

Önceki ve Sonraki Yazılar