1. YAZARLAR

  2. Fahrettin KORKMAZ

  3. AÇILIM ÇUKURUNUN ŞİMDİLİK SONUNCU KALLEŞLİĞİ
Fahrettin KORKMAZ

Fahrettin KORKMAZ

Yazarın Tüm Yazıları >

AÇILIM ÇUKURUNUN ŞİMDİLİK SONUNCU KALLEŞLİĞİ

A+A-

AÇILIM ÇUKURUNUN ŞİMDİLİK SONUNCU KALLEŞLİĞİ…                 

Diyarbakır-Silvan'ın Bayrampaşa Beldesi kırsal kesiminde arama tarama faaliyetinde bulunan güvenlik güçlerine pusu kurarak 13 askerimizi şehit edip, 7 askerimizi yaralayan terör örgütü PKK'nın bu son katliamıyla birlikte gidişat bu güne değin hiç bu kadar anormalleşmemiştir. Muhtemeldir ki, bu yaralı askerlerimizden, kaybedeceğimiz askerlerimizle birlikte bu sayı ilerleyen saatlerde belki de, daha da artacaktır.

               Şehitlerimizi gözyaşlarımızla bağrımıza bir defa daha basıyoruz. Yaralı gazilerimize acil şifalar temennisinde bulunuyoruz. Ancak bu olayın son olması temennimizi, temelsiz ve tedbirsiz olarak anlamsızca dillendirmiyoruz artık. Çünkü bu şartlarda bu şehitlerimiz son bulmayacaktır. Gafletin dalalet noktasına eriştiği, aymazlığın belki de ihanet karanlığına göz kırptığı bir tarih aralığında, bu temennilerin karşılığının olamayacağını düşünebilmek, hiçbir feraset ehliyetine ihtiyaç duymayacaktır. Sadece temennimiz; açılım girdabının kubbesine bir merdiven asılmasıdır ki; bu çukurdan çıkabilen alçaktakiler, yükseklere çıkarak gerçekleri görebilsinler! 

               Kalemlerimize gına geldi aynı konuyu yazmaktan. Bu konunun etrafında yaptığımız bu mutad tavafı, aslında belki bu kadar uzatmayacağız. Ancak hükümetin ısrarlı yanlış duruşu sürdükçe, bu satırların sahiplerine de aynı kelimelerle aynı tekrarı yapıp durmaktan başka bir seçenek te yoktur. Mükerrer kereler bu açılımın içinin boş olduğunu yazıp çizdik. Hükümetin çok ihtişamlı bir şekilde âlâ-ı vâlâ ile ilan ettiği açılım projesinin terörü yok etmesi söyle dursun, terör mensuplarını çok daha güçlendirmiştir.

               Tarihlerin 2000’li yılların başlarını gösterdiği dönemlerde terör elbette yine vardı. Ancak terörün lanetlenmesi ve PKK’nın dışlanılması anlamındaki kolektif millet kanaati çok etkin ve homojendi. Diğer bir ifade ile PKK terörüne destek çıkan kitleler özellikle yurt içinde çok mini ve marjinal bir boyutta idi. 

               Hükümetin 2002 yılı ile başlayan teröre bakış perspektifi; terörün kademeli bir şekilde adeta patlamasının neticesini doğurmuştur. Türkiye’de terör sorununun olmadığının ve ancak bir Kürt sorununun olduğunun altının çizilmesiyle birlikte PKK’nın destek zemininin genişleme süreci de başlamıştır. Daha önceleri iç içe yaşadığımız Kürt kökenli arkadaşlarımız, çevremiz ve komşularımız ısrarla kendilerinin PKK ile aynı görüntü karesine yakıştırılmamasının altını çizerlerken, geldiğimiz süreçte şimdi köprünün altından çok suların aktığına şahit olmaktayız. Dün PKK’yı iğrenerek dışlayan komşularımız, şimdilerde olayın normal bir özgürlük meselesi olduğunu konuşur olmuşlardır ve buna da hükümetin “Açılım” iddiasını ispat olarak göstermektedirler.

               “Kürt Açılımı” olarak dillendirilen, daha sonradan “Demokratik Açılım” ve “Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi” ne dönüştürülen bu süreçlerin hiç birisi, ihtiyaç duyulan neticeyi sağlayamamıştır. 30 yıldır dağlarda sürdürülen bu kanlı eylemlerin bir takım hümanist yaklaşımlarla çözümlenemeyeceği gerçeğini, hükümet yetkilileri ne yazık ki bu güne kadar kavrayamamıştır. Dileğimiz bu uyanışa, verdiğimiz son şehitlerimizin kanları vesile olur. Hoşça kalın. 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar