1. YAZARLAR

  2. Sabri YALIN

  3. ABD'NİN SURİYE PLANI NASIL DEĞİŞTİ
Sabri YALIN

Sabri YALIN

Yazarın Tüm Yazıları >

ABD'NİN SURİYE PLANI NASIL DEĞİŞTİ

A+A-

Uğradığı ülkelerde rejimin değişmesine neden olan Arap baharı, Suriye’de fren yapmıştı. Ha bugün, ha yarın düşecek diye beklenen Esad, 4 yıldır direniyor ve düşmüyordu. Daha ötesi prestijini bile arttırıyor, bu da Suriye üzerinden yapılan tüm hesapları alt üst ediyordu. AB ülkeleri, ABD ve tüm dünya, Suriye konusunda şapkalarını önlerine koyup yeni bir yola girmeye çalışıyorlardı..

ABD ESAD’I NEDEN SEÇTİ

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, ABD ve Batılı ülkelerin desteklediği muhalifler tarafından 4 yıldır iktidardan indirememişti. Ancak şimdi onlar artık, Esad’la işbirliği geliştirmenin yollarını arıyorlar. Bayram değil seyran değil, bu da nereden çıkmıştı? IŞİD, Ortadoğuda ciddi bir tehdit haline gelince, işler değişmiş ve ABD, Suriye konusunda yürütmekte olduğu stratejisini değiştirmeye karar vermişti. Aslında ABD’nin Suriye konusundaki “U” dönüşü yeni bir şey değildi. Kimyasal silahları kullanıyor diye Suriye’yi bombalamaya hazırlanan ABD, 2013’de bu plandan vazgeçtiğinde işin rengi belli olmuş, hatta Ankara ile iplerin gerilmesine bile yol açmıştı. Obama bir konuşmasında, "Odak noktamız, tüm Suriye meselesini çözmek değil, sadece IŞİD'in faaliyet gösterdiği alanları izole etmek" diyordu. Diğer taraftan "Bana verilen görev IŞİD, bir ulusun inşası veya rejimini devirmek değil" diyen ABD Genelkurmay Başkanı Martin Dempsey ile “En son görmek istediğimiz şey, IŞİD’ın Şam’a yürümesi olur” diyen CIA başkanı John Brennan da Başkan Obama ile aynı görüşü paylaşıyorlardı..

ERDOĞAN’IN ESAD İLE ARASI NEDEN BOZULDU?

ABD ile Suriye arasındaki değişen ilişkilerden söz etmeye başlamışken, Esad ve Erdoğan’ın dostluklarını görmezden geçmek doğru olmaz. Onlar, bir zamanlar kardeş gibi, eşleri de yakın arkadaştılar. Bu dostluklarını ülkelerinin yönetimlerinde de sürdürüyorlardı. Peki bu dostlukları, nasıl olmuş da herkesi şaşırtacak şekilde sona ermişti? Arap baharının Tunus, Mısır, Libya gibi ülkelerde değişim getirmesiyle birlikte sıra Suriye’ye gelmişti. Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan’ın reform çağrıları Esed tarafından ciddiye alınmıyor, aksine halka karşı orantısız güç kullanılarak sivil kayıpların artmasına neden olunuyordu. Özellikle 5 Mart 2011'de Humus’ta rejime karşı başlayan halk ayaklanması çok kanlı bir şekilde bastırılıyor, bu da Türkiye’nin çok ciddi tepki vermesine neden oluyordu. Artık, Türkiye-Suriye ilişkilerinde yeni bir dönem başlıyordu. Başbakan Erdoğan, Suriye'deki kanlı olaylara karşı Türkiye’nin sessiz kalmayacağını her fırsatta ve ortamda dile getiriyordu. Suriye’ye yaptırımlar uygulanması ve muhaliflerin desteklenmesi bundan sonra gelen gelişmelerdi.. Manzara bundan ibaretti.

DEĞERLENDİRME

Ortadoğu’da siyasi aktörlerle birlikte uygulanmakta olan stratejilerin de değişmesi, dengelerin farklı yönlere kaymasına neden olmuştu. Esad, Washington nezdinde artık bir sorun değil, aksine çözümün parçası haline gelmişti.. Bu yüzden ABD, Rusya, İran, bölge ülkeleri İsrail ve Mısır, Esad olmadan sorunun çözülemeyeceği konusunda yan yana gelmişlerdi. Ankara, durumu yakından izliyordu. Zira satrançtaki bu “rok” hamlesini görmezden gelmesi mümkün olabilir miydi? İyi haftalar..

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.