1. HABERLER

  2. DÜNYA

  3. 'ABD, Türk tarafını hayal kırıklığına uğrattı'
'ABD, Türk tarafını hayal kırıklığına uğrattı'

'ABD, Türk tarafını hayal kırıklığına uğrattı'

ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi Francis Ricciardone'den Türkiye, Suriye, 1 Kasım seçimleri, üzerine kritik değerlendirmeler.

A+A-

Hürriyet Gazetesinden Cansu Çamlıbel ile yaptığı söyleşide Ricciardone ilginç değerlendirmelerde bulundu. 

1 Kasım seçimleri ile ilgili mutlaka yapılmalı dedi ve ekleyerek "Adil ve özgür bir seçim olmalı. Seçime herhangi bir müdahale ya da hukuk dışı yöntemler çok kötü sonuçlar doğurabilir." uyarısında bulundu. 

Suriye konusunda kendi ülkesi ile ilgili de çarpıcı bir tespitte bulunan eski büyükelçi Suriye konusunda ABD ve Türkiye'nin neden ayrıldığını "Türkiye Esad dışında herkesle çalışmaya hazırdı. Biz değildik, hâlâ da değiliz." şeklinde açıkladı. Türkiye'nin Suriye'de silahlı gruplarla da çalışma eğilimine vurgu yapan Ricciardone Ergenekon davası ile ilgili soruda "Frank Ricciardone olarak vatanseverliğiyle tanıdığım Türk dostlarımla ilgili endişelerimi yüksek düzeyli yetkililerle paylaştım. Davaların hızla sonuca ulaştırılması yönünde çağrılar yaptım. Büyükelçi sıfatıyla da Washington’ın resmi görüşlerini ilettim. ABD yönetiminin Gülenciler ya da başkaları lehine bir komplo içinde olabileceğini düşünmek saçmalık. Böyle bir motivasyonumuz olsaydı bile –ki hiçbir zaman olmadı– böyle bir kapasitemiz yoktu. Bunlara inanılıyor olması Amerikalılar için çok tuhaf bir durum." diyerek Gülen cemaatiyle ilgili de bir yorum yapmış oldu.

Haberin ilgili bölümleri şu şekilde:

1 Kasım’daki seçimlerden beklentiniz nedir?

Türkiye siyaseti uzun zamandır korkunç bir kutuplaşma içinde. Ancak Türkiye’de hâlâ güçlü bir sivil toplum ve hukuk devleti var. Türk dostlarımın 7 Haziran’da olduğu gibi bu defa da seçimlerden büyük beklenti içinde olduğunu biliyorum. Ne olursa olsun bu seçim yapılmalı. Adil ve özgür bir seçim olmalı. Seçime herhangi bir müdahale ya da hukuk dışı yöntemler çok kötü sonuçlar doğurabilir.

Bu vurguyu neden yapma ihtiyacı duyuyorsunuz, şüpheleriniz mi var? 

Türkiye’deki dostlarımın eğer rakamlar iktidar partisinin aleyhine olursa iktidarın sonuçlara müdahale eğiliminde olabileceği yönünde tedirginlikleri var. Ben Türkiye’nin seçim sisteminde yeterli düzeyde koruma mekanizmasının olduğunu ve olası müdahale girişimlerinin hemen deşifre olacağını düşünüyorum. Müdahale edenin yanına kalmaz. Kamuoyu da reddeder zaten. O nedenle de Türkiye’nin serbest ve adil bir seçim gerçekleştireceğine güvenmeyi tercih ediyorum. Öte yandan seçim sonucu ne olursa olsun Türkiye bir an önce sorunların icabına bakacak bir hükümeti kurmalı. Seçimin siyaseti yeniden rayına oturtmasını diliyorum.

STRATEJİK VİZYON KOYAMADIK

Geçen sene Ankara’daki görevinizden emekli olduktan sonra yaptığınız ‘Türkiye bizim aksi yöndeki telkinlerimize karşın Suriye’de El Kaide bağlantılı El Nusra Cephesi ve aşırılıkçı Ahrar El Şam gruplarını destekledi’ açıklamanız çok tartışılmıştı. Sizin de eleştirdiğiniz bu çizginin Suruç ve Ankara katliamlarına davetiye çıkarttığını düşünenler var. Katılır mısınız? 

Benim bu süreçte gözlemlediğim şey ABD ile Türkiye’nin bu konularda etkin bir iletişim kurmayı başaramaması oldu. Bunun başlıca sebebi, iki ülkenin de Suriye’deki bataklıkla mücadeledeki kötü ya da en kötü opsiyonları seçme noktasında kendi iç demokratik süreçleriyle cebelleşmeleriydi. Biz ABD olarak hiçbir zaman Suriye konusunda net bir stratejik vizyon ortaya koyamadık, bu da Türk tarafını hayal kırıklığına uğrattı.

Ancak radikal grupların desteklenmemesi ABD açısından hayati bir prensip değil mi?

ABD tarafında pek çoğumuz Türkiye’nin ‘kendi halkını öldüren bu diktatörün durdurulması gerekiyor’ görüşüne sempatiyle baktık. Ancak Türkiye bu hedefin gerçekleşmesi için bütün Suriyelilerle çalışmaya hazırdı. Biz muhalefetin desteklenmesinden yana olduk ama şiddet yanlısı fanatiklerle çalışmayı istemedik.

Türkiye’nin ise şiddet yanlısı fanatiklerle çalışma noktasında bir sorunu olmadığını söylüyorsunuz, doğru mu?

Türkiye’nin bölgedeki grupları bize göre daha rahat ayırt etmesi doğaldı. Bize göre ise o gruplar eğer şiddet yanlısı ya da İslami aşırılıkçı ise hep kırmızı çizgi oldu. Bunun içinde IŞİD de var, EL Nusra da var. Öte yandan, bizim yeni Suriye için işbirliği içinde olmayı arzuladığımız muhalifler arasında elbette ki dinin siyasetteki rolünü tartışabilecek İslamcılara da yer var.

Ama bahsettiğiniz model İslamcılar artık Suriye içinde azınlık durumundalar.

Öyle görünüyor. Meseleyi özetlersek, Türkiye Esad dışında herkesle çalışmaya hazırdı. Biz değildik, hâlâ da değiliz.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.