1. HABERLER

  2. TEKNOLOJİ

  3. 823 yılda bir gerçekleşen gizem
823 yılda bir gerçekleşen gizem

823 yılda bir gerçekleşen gizem

İçinde bulunduğumuz yılı hiç düşündünüz mü? Acaba rakamsal olarak içinde hangi gizemleri barındırıyor.

A+A-


CAN ATAKLI/ vatan

823 yılda bir gerçekleşen gizem
Matematiğe pek aklım ermez ama rakam oyunlarını okumayı ya da dinlemeyi çok severim. Sizi bir anda sonsuz bir gizemin içine atıverir.

Zaten şifreler, mod medyan oyunları, kodlar belki de bu nedenle çok ilgi çeker.

İçinde bulunduğumuz yılı hiç düşündünüz mü? Acaba rakamsal olarak içinde hangi gizemleri barındırıyor.

Örneğin 2011’in ancak 823 yılda bir yaşanan çok ilginç bir sırrı taşıdığından haberiniz oldu mu?

Maya takvimine göre “büyük yıkımın yaşanacağı” o “meşum” yılın bir yıl öncesindeyiz. Bilinmeyen gezegen Marduk’un yanındaki milyonlarca astroidle dünyaya gelmekte olduğuna inanan milyonlarca insan var dünyada. Her ne kadar başta NASA olmak üzere uzayla ilgilenen hiçbir kuruluş bunu doğrulamasa da, Marduk efsanesi dalga dalga yayılıyor.
Evet Marduk yalanlanıyor ama Hollywood son 15 yıldır sürekli “dünyaya çarpacak olan dev göktaşları” filmleri yapıyor. Büyük felaketlerin yaşanacağını anlatan filmler gişe rekorları kırıyor.

Japonya’da yaşanan inanılmaz tsunami “Marduk gelmeden önce felaketler başlayacak” diyenlerin en önemli kanıtların biri. Nefesini tutup 12 Aralık 2012’yi bekleyenler “Durun daha o tarihe kadar dünyada ne büyük doğal felaketler yaşanacak” kehanetlerine sarılıyor.

Eh, Marduk geliyorsa, yapacak bir şey yok, kıyamet şölenini seyredeceğiz demektir ki, hiç olmazsa ne bizim üzüleceğimiz biri olacak ne de bizim için üzülecekler. Dünyanın ışığını kapatıp hep birlikte gideceksek mesele de yok o halde.

Gelelim 2011’in gizemine. Bizler bu yıl pek kolay görülmeyen tarihler yaşayacağız. Örneğin yıl ilk günü 1.1.11. Ocak’ın 11’i de ilginçti değil mi? 11.1.11. Derken kasım ayına geldiğimizde tarih şöyle oluyor; 1.11.11. Hemen arkasından 11.11.11 geliyor.

Bir sır daha. Doğum tarihinizin son iki rakamını alın. Buna bu yıl olacağınız yaşınızı ekleyin. Herkes için sonuç 111 olacaktır. Deneyin.

Şimdi gelelim 2011’de yaşayacağımız ve ancak 823 yılda bir gerçekleşen olaya. Bu yılın ekim ayında tam 5 cumartesi, 5 pazar ve 5 pazartesi var. İşte bu durum ancak 823 yılda bir oluyor.

Ve sırada en “tatlı kehanet” bölümü var. 823 yılda bir yaşanan bu özel yıllar “para torbası yılı” olarak değerlendirilmiş ve adlandırılmış. Bu mesajı sevdiğiniz ve parasının olmasını istediğiniz en az 11 arkadaşınıza gönderirseniz önünüzdeki 4 gün içerisinde paranın ucu görünmeye başlayacakmış.

Brezilyalı filozoflar tarafından tercüme edilen bu olay Çinli filozoflarca tanımlanan feng-shui’de izah ediliyormuş.
Sonuçta, sayısal bilgiler doğru, “para kehanetine” uyup uymamak sizin bileceğiniz iş.

Ben bu yazıyla kehaneti 11 değil binlerce kişiye ulaştırmış oluyorum ki, önümüzdeki 4 gün içinde paranın ucunun görünüp görünmeyeceğini de bekleyeceğim.
Siz ne yaparsınız bilmem.

*****

Gani Yıldız’dan

CHP seçim sloganında, “Türkiye rahat bir nefes alacak!” diyor. Güzel de, Türkiye’nin rahat bir nefes alması için önce suni teneffüsle nefes almaya başlaması lazım!

***

Kılıçdaroğlu, “Siyasi Ahlak Yasası çıkaracağız” diyor. Bu yasanın çıkması durumunda, bazı vekillerin Meclis kapısından çıkması gerekebilir!

***

İşçiler hakları için yürüyor; biber gazı yiyor. Öğrenciler YGS için yürüyor; ideolojik eylem oluyor. Sağlıkçıların yürümesi ise marjinal bir grubun işi. Yürüyene tahammülü olmayan iktidar, “Durmadan yürüyorlar!” diyerek yürüyen merdivenleri durdurmazsa iyidir!

***

AKP, oy almakta zorlandığı sahil kesimleri için yaptırdığı şarkıda, “Şimdi tam vakti!” diyormuş. Sahiller bu şarkıya, “Namaz vakti mi?” diye cevap verirse AKP’nin işi zor!

***

CHP sosyal devleti ayağa kaldıracakmış. Umarız sosyal devleti ayağa kaldırırken yardımı sadaka gibi dağıtıp vatandaşa diz çöktürmez!

***

Amerikalı bilim adamları, karşılaşılan durum “olumsuz bile olsa” cevap olarak “Hayır” diyememeye neden olan “Evet Geni”ni bulmuş. Böylece, “Yetmez ama evet!” diyenlerin durumu netleşmiş oldu!

*****

Estetik

Adam geçirdiği trafik kazası sonucunda yüzü feci şekilde yanmış, plastik cerrahlar adamın tamir edilmesi gereken yüz derisine uyum sağlayacak parçayı karısının poposunda tespit etmişler, oradan alınan büyük bir deri parçası adamın suratına özenle yapıştırılmış, bir müddet sonra da gerçekten ayırt edilemez bir şekilde adamın yüzü eski haline dönmüş. “Fedakar aşkım benim.. Sana nasıl teşekkür etsem bilemiyorum, kendimi sana karşı o kadar borçlu hissediyorum ki..! ” demiş adam karısına. “Hiç önemli değil bir tanem” diye cevap vermiş karısı, “Annenin sana sarılıp yanağını her bastıra bastıra öpüşünde o kadar keyif alıyorum ki sana anlatamam..! ”

Yağmur tamtamı

Kaşif Afrika’da gittiği köyde büyücünün sürekli tamtam çaldığını görünce yanına gidip ne yaptığını sormuş, “Suyumuz bitti de..” diye cevap vermiş büyücü, “Anladım.. Yağmur yağdırmak için ilkel bir büyü şekli olmalı bu” demiş kaşif çenesini sıvazlayarak, “Saçmalamayın” diye cevap vermiş büyücü, “Telefon hatları da kesik, biraz ileride evi olan tesisatçıyı çağırmaya uğraşıyorum.. Dambır dambır kafası şişer de ‘Yetti be.!’ diye gelir umudundayım..!”

*****

Bire yirmi

Ziraat mühendisi bilgi vermek için gittiği köyün birinde “Sizin toprağınızı tahlil ettirdim” demiş, “O kadar verimli toprağınız var ki ne ekseniz bire yirmi verir..” Köylülerden biri “Aman deme mühendis bey” diye ayağa fırlamış “Geçen hafta bizim kayınvalideyi gömdük de..!”

Radyo

Eski yıllarda köylere radyo pazarlayan satıcı kahvenin birinde sandalyenin üzerine çıkmış “Beyler” demiş, “Bunlardan her eve lazım.. Düşünsenize Başbakanımızın taa Başkentte söylediği her şeyi köyünüzde anında duyabileceksiniz.” Köylüler “Bize ne?” diye homurdanmış “O bizim burada söylediklerimizi anında duyabilecek mi bak o çok daha önemli..!”

Hızlı kapkaççı

Kapkaççıya bir otomobil çarpıp kaçmış, etraftakiler anında yanına gelip onu yerden kaldırmışlar. Hastane yolunda polisler sormuşlar “Sana çarpan arabanın markasını, plakasını, rengini aldın mı?” diye. “Yok” demiş kapkaççı inleyerek, “Ama arabayı kullananın cüzdanını, saatini ve kalemini aldım..!”

*****

Rakı

Adam deniz kenarındaki evinin terasında, güneş batmış, hafif serinlik başlamış, deniz gri bir renk almış ve dümdüz bir göl gibi uykuda, yanında karısı, önündeki sehpada buzlu rakısı beyaz peynir ve kavun birden “Seni çok, ama çok seviyorum” demiş. “Bunu söyleyen sen misin yoksa rakı mı konuşturuyor?” diye sormuş karısı. “Benim” demiş adam, “Önümdeki rakıya söylüyordum da..!”

Mumya

Temel karısı ile Mısır’a gitmişler. Meşhur Kahire Müzesi’ni gezerlerken bir mumyanın önünde durmuşlar, karısı sormuş: “Temel bu sargılar içinde yatanın önünde yazan M.Ö 2830 ne anlama geliyor?..” Temel “Valla bilemedim” demiş “Ona çarpıp kaçan arabanın plakası olabilir..”

Berlusconi

İtalya’da Berlusconi’nin basına yansıyan rezaletlerinden sonra bir TV kanalı sokaktaki kadınlarla anket yapmış “Berlusconi ile yatmak ister misiniz?” diye. “Bir kez daha mı?” demiş büyük çoğunluk, “Allah korusun!”

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum