1. YAZARLAR

  2. İnci TULUNAY

  3. 4B’ Lİ KIZLAR, HİÇ GELİNLİK BAKMAYIN..
İnci TULUNAY

İnci TULUNAY

Yazarın Tüm Yazıları >

4B’ Lİ KIZLAR, HİÇ GELİNLİK BAKMAYIN..

A+A-

NE ÇEKTİYSEK ŞU “B”LERDEN ÇEKTİK..

 

657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/B Maddesine Tabi Sözleşmeli Personellerin hali  harap..

4B ne diye soracaksınız ? Cevap hemen geliyor..

657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/B Maddesine Tabi Sözleşmeli Personellerin  maaşları  döner sermayeden ödenir ve 657 sayılı kanunun 4/b bendine göre istihdam edilen personellerdir. Memurlar için öngörülen tüm maddi haklardan yararlana bilirler, ancak tayin hakları yoktur,sadece becayiş ile yer değiştire bilirler,sosyal güvenlik kurumları SSK" dır. Döner sermaye+nöbet parası+maaş alırlar. Genelde döner sermayesi iyi olan büyük hastanelerde çalışırlar.

 

Şu cümleye dikkat edin. 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun 4/B Maddesine Tabi Sözleşmeli Personeller“Memurlar için öngörülen tüm maddi haklardan yararlana bilirler, ancak tayin hakları yoktur,sadece becayiş ile yer değiştire bilirler”!!! Bu insanlar gittikleri yerde en az bakın en az 10 yıl yerlerinde kıpırdayamıyorlar, ancak yerlerine gelebilecek birini bulabilirlerse ne ala..yoksa 10 yıl ..tayin falan yok yani ona göre..Yani evlenmek isteyen 4B li bir çalışan eş durumu nedeniyle de olsa tayin isteyemiyor..bu ne garip bir durumdur..4B" li misin , ya iş ya eş..ikisi bir arada olmazzzzz..Ona göre..Biriden biri işinden olacak bu da böyle..Kızlar, diplomanızı alın, işe başvurun ,olur ya, bu işsizlikte olsun da 4B olsun dediniz, o zaman ,4B" Lİ iseniz hiç gelinlik bakmayın..

 

Son günlerde kamuoyunda geçici işçilerin kadroya geçirilmesi ile ilgili tartışmalar oldukça yoğunlaştı. Haziran ayında hükümetin gündemine giren geçici işçilerin kadroya geçirilmesi meselesi, son birkaç haftadır geçici işçilerin bir kısmının “657 4-B”ye tâbi kılınmasının planlandığının ortaya çıkmasıyla farklı bir boyut kazandı. KİT"lerde, yerel ve mahalli idarelerde, üniversitelerde ve benzeri işyerlerinde, mevsimsel işlerde ve kampanya işlerinde çalışan işçiler, Maliye Bakanlığından her yıl verilen vize ile çalışıyorlar. Bakanlık, kamu sektöründe çalışan işçilerin bakanlık bilgisi dahilinde çalıştırılmasını istediğinden yıllardır böyle bir uygulama yapıyor. Hatta bu denetim öyle saçma halde ki, işyerlerinde çalışan işçilerden iki ayda bir imza alınıyor. Geçici işçiler bazı işyerlerinde 9-11 ay, bazı işyerlerinde 12 ay, bazı işyerlerinde ise 8 ay gibi sürelerde çalıştırılıyor. Bu işçiler her sezon bitiminde ya da yıl bitiminde yeniden çalışabilmek için Maliye Bakanlığından vize gelmesini bekliyorlar. Vize süresi bittiğinde ya da sezon bittiğinde iş akitleri askıya alınıyor ve işçiler yılın geri kalan kısmını işsiz geçiriyorlar. Sezon dönüşü işe çağrılıp çağrılmayacakları yani işsiz kalıp kalmayacakları korkusu her yıl yeniden ve yeniden yaşanıyor. Ve bu korkuyu yaşayan işçilerin içinde önemli oranda sendikalı olarak çalışan işçiler de var. Sezon bitiminde işsiz kalan işçiler iş bulabilirlerse başka işlerde çalışarak geçimlerini sağlıyorlar. İşte geçici işçilik sorunu bu şekilde yıllardır yaşanıyor. 4857 sayılı İş Kanununa göre çalışan bu işçiler çalıştıkları işyerlerinde aslında “geçici” bir iş yapmıyorlar. Devlet, işveren ve işçi arasındaki iş sözleşmesine müdahale ediyor ve yasada olmamasına rağmen geçici işçilik gibi bir statü yaratıyor. Yapılan iş aslında geçici değil. Kamu kuruluşlarında verilen hizmet, üniversitelerde verilen hizmet, KİT"lerde verilen hizmet geçici olabilir mi? Tarım alanlarında ya da ormanda yapılan mevsimlik işler bu yorumun dışında tutulmakla beraber, diğer tüm kamu kuruluşlarında yapılan iş 12 ay boyunca sürüyor. Yani iş sürekli bir iş. İş sözleşmesinde çalışma süresinin sınırlandırılmaması gerekiyor ama devlet bu süreyi bizzat kendisi sınırlandırıyor. Kendi Meclisinden çıkarmış olduğu iş yasasını, yaptığı “vize” uygulamasıyla etkisizleştiriyor. Hal böyle olunca geçici işçilik sorununun çözümü daimi işçi kadrosu talebini dayatmaktadır. Daimi işçi kadrosunda çalışanların maaş ve sosyal yardımları devlet bütçesinden karşılandığından devlet böyle bir “yük” altına girmek istemiyor. Uzun zamandır işçi ihtiyaçları artmasına rağmen kamu kuruluşlarına kadro verilmiyor ve bu kurumlar işçi ihtiyacını taşeron şirketler aracılığıyla hallediyorlar. Bu çözüm kamu kuruluşlarının da işine gelmiyor değil. Ucuz ve örgütsüz işgücü kullanımı, yöneticilerin arayıp bulamadığı bir fırsat olarak derhal değerlendiriliyor. Devletin bulduğu diğer çözümlerden birisi ise “657 4-B” statüsüdür. Bu çözüm de aslında yasal değil. Çünkü “657 4-B” statüsü, özel meslek bilgisi gerektiren işlerde ihtiyaca binaen çalıştırılması gereken kişileri kapsıyor. Fakat devlet yine kendi yasalarına karşı hileye başvurarak pek çok kamu kuruluşunda her türlü istihdam ihtiyacını “657 4-B” ile karşılamaya başladı.

“657 4-B” statüsünde çalışanların ücret ve sosyal hakları Bakanlar Kurulu tarafından belirlenmektedir. Yani bu statüde çalışanlara çalıştıkları işyeriyle bireysel ya da toplu pazarlık yapma hakkı kanunen tanınmamaktadır.  Geçici işçiler kamu sektöründe 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4. maddesinin C bendine göre ve geçici işçi statüsünde çalıştırılıyorlardı, fakat yapılan yeni düzenlemeyle aynı kanunun yine 4. maddesinin B bendine göre sözleşmeli işçi olarak istihdam edilmeleri gündeme geldi. Bu durumda, söz konusu yasa maddesi uyarınca “işçi sayılmayacakları” için her türlü sendikal haktan da mahrum kalmaları söz konusu.

                                    ********

Ha öbür B yi sanırım biliyorsunuz. 2B, 6831 Sayılı Orman Kanunu'nun 2. Maddesi B Bendi için kullanılan bir kısaltmadır.

Bu tabir, orman vasfını yitirmiş araziler için kullanılmaktadır.

Daha açık bir ifadeyle, orman vasfını yitirmiş, kadastro marifetiyle orman alanları dışına çıkartılmış, bir daha geri kazanılamayan ve ıslah edilemeyen araziler 2B olarak tanımlanmaktadır.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar