1. YAZARLAR

  2. Sabri YALIN

  3. 28 ŞUBAT LABİRENTİ
Sabri YALIN

Sabri YALIN

Yazarın Tüm Yazıları >

28 ŞUBAT LABİRENTİ

A+A-

Ankara’da günlerimde Yılmaz – Erbakan hükümetinin kuruluş çalışmaları yapılıyordu. Taraflar arasındaki görüşmelerin son aşaması sırasında bir arkadaşım “ Bu işbirliği bozulacak, Çiller – Erbakan koalisyonu kurulacak, hiç şaşırma,” dedi.. Ben de komik bulup güldüm ve “nereden duydun” diye ne kadar ısrarla sordumsa söylemedi. Ne enteresandır ki arkadaşım haklı çıkmıştı, Mesut Yılmaz son anda çark ederek devreye Tansu Çiller girdi. Bu gelişmeleri bugün yaşı 35’in üstünde olan herkes gayet iyi hatırlar…

28 şubat sürecinin altyapısını oluşturan olaylar [Değişebilir Kesme]  siyaset bilimciler 28 Şubat sürecinin 1994 Yerel seçimlerde Refah Partisinin galibiyetiyle başladığını ve RP-DYP Koalisyonunun ardından bu dönemde yaşanan bazı olayların, bu süreci tetiklediğini ve hızlandırdığı söyler..O günler güç gösterileri yaşanıyordu. Başbakan Erbakan’ın Libya ziyareti sırasında Kaddafi'nin sarf ettiği sözler ve Başbakanlık Konutunda tarikat liderlerine iftar yemeği verilmesi gibi gelişmeler muhalefet tarafından ağır şekilde eleştirilmişti. [Değişebilir Kesme]3 Kasım 1996'da Susurluk'ta meydana gelen trafik kazasında mafya, siyasetçi, polis ilişkilerine tepki olarak bir dakikalık lamba söndürme protestolarının hedefinde başkaları olduğu halde, yapılan taktik hataları yüzünden  Refah Partisi paratoner gibi şimşekleri kendi üzerine çekti.. 30 Ocak 1997'de Sincan Belediyesinin düzenlediği Kudüs gecesinde sahneye konulan oyun, basında tepki oluşturdu. Başkan Bekir Yıldız mahkûm edildi. Bir de madalyonun ters tarafına baktığımızda görünenler hep 28 Şubat sürecini tamamlayacak türden gelişmelerdi. Yüksek rütbeli subaylar Ocak 1997 ‘de Gölcük'te toplanarak irticanın iktidarda olduğunu tartıştılar. 4 Şubat'ta Sincan'da askerler 20 tank ve 15 zırhlı araçla geçiş yaptı. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Erkaya 'irtica, PKK'dan daha tehlikeli' dedi. 

28  ŞUBAT’TA NELER OLDU?

28 Şubat 1997 tarihinde irticaya karşı önlem paketi hazırlanarak Milli Güvenlik Kuruluna getirildi. Başbakan ERBAKAN’a bu belge adeta zorla imzalattırıldı. 28 Şubat, kimilerine göre “örtülü müdahale” ve kimilerinde göre de “post-modern darbe”dir. Aslında planlanan Askerî darbeydi ancak Cumhurbaşkanı DEMİREL, Genelkurmay Başkanı İ. Hakkı KARADAYI ile görüşerek son dakika darbesine engel oldu. Yaklaşık her 10 senede bir ihtilal gören Türkiye’de bu durum yeni bir süreçti.. DEMİREL, hükümeti değiştirip görevi YILMAZ’a verdi. Bu sebeple kendine karşı büyük bir antipatiye yol açtı.. Darbenin önlenmesinden memnun olmayan bir grup subayın devleti ele geçirme planı tutmadı… Genelkurmay başkanı Karadayı, Çevik R’i emekli edip cunta ortadan kaldırılmış oldu. 

28 ŞUBAT KARARLARINDA KRALDAN FAZLA KRALCILIK 

05 Mayıs 2000’de A. Necdet SEZER Cumhurbaşkanlığına seçilince 28 Şubat Kararlarını uygulama konusunda çok katı davrandı. Hatta 28 Şubat kararlarında olmayan “Başörtü Meselesini” en önemli bir mesele haline getirdi.. Ona göre iklik ile başörtüsü birbirini yok etmek isteyen kutuplardı. Halbuki başörtü konusu Cumhurbaşkanı  EVREN ve Başbakan ÖZAL zamanında 1982 de Kılık Kıyafet Kanunu ile yürürlüğe konduğu halde “uygulamada esnek davranılan” bir kanundu. Ancak SEZER, “Kamusal Alana giremez” ifadesinin uygulanması ile on binlerce insanın mağdur olmasına  sebep olmuştur. 

NEYDİ  28 Şubat 1997 Kararları?  

Anayasa’da laiklik ilkesinin korunması için yeni düzenlemeler yapılması,[Değişebilir Kesme]Tarikatlarla ilintili özel yurt ve okulların M.E.Bakanlığına'na devredilmeleri, kesintisiz eğitimin, tüm yurtta uygulamaya konulması, İmam Hatip Okullarının ihtiyaç düzeyinde tutulmaları, Dini tesislerin, Diyanet İşleri Başkanlığı'nca koordine edilmeleri, Tarikat faaliyetlerine son verilmesi, İrticai faaliyetlerde bulunan bazı medya gruplarının kontrol altına alınmaları, İrtica nedeniyle TSK'dan ilişikleri kesilen personelin diğer kamu kurum ve kuruluşlarında istihdamlarına imkan verilmemeleri, Kurban derileri, kanunla verilmiş yetki ile toplattırılması. Atatürk aleyhine işlenen suçlarda 5816 sayılı kanunun istismar edilmesine fırsat verilmemesi.. gibi hususlar yer alıyordu.

 DEĞERLENDİRME

28 Şubat’ın üzerinden tam 15 yıl geçmiş, o dönemin mağdurları bugünün hakimleri olmuş, hakimleri ise bu günün mahkumları haline gelmiştir. Bin sene devam edeceği iddia edilen 28 Şubat süreci bugün yargılanma aşamasına gelmiştir. “Keser döner sap döner geriye hesap döner”.. Şimdi intikam peşinde olmanın doğru olup olmadığı tartışılmaktadır. Zira bir gün durum gene tersine dönebilir. Toplum bu git- gel olaylarından tedirgin olmaya başlamıştır. Yüce peygamber  ”En güçlü olduğunuzda en hoşgörülü olmanız sizin cesaretinizin işaretidir diyor Bu ülke insanının kanı çabuk kaynar. Çok duyarız siyasetçiler birbirine laf atınca Anadoluda halk kahvehanelerde birbirlerini bıçaklar... Keşke bu tarih bir gün sonra 29 Şubat’ta olsaydı bu süreci hiç olmazsa dört senede bir hatırlasaydık.  Artık şimdi hoşgörü zamanıdır...

   İyi haftalar..

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.