1. YAZARLAR

  2. Fahrettin KORKMAZ

  3. 10 YIL ÖNCE TAM DA BUGÜNLERDE...
Fahrettin KORKMAZ

Fahrettin KORKMAZ

Yazarın Tüm Yazıları >

10 YIL ÖNCE TAM DA BUGÜNLERDE...

A+A-

10 YIL ÖNCE TAM DA BUGÜNLERDE SON OSMANLI KALELERİNDEN “ECYAD KALESİ” MERHAMETSİZCE YIKILMIŞTIR.

 

Gül bitmeyen, bülbülün gül ile meşk edemediği çöl devleti Arabistan’a bir bülbül göç etmişti asırlar önce. Ne var ki, bülbül tepesinin hemen yakınındaki o gül, bundan tam da 10 yıl önce bugünlerde dalından kopartılmış ve anıları tarihin sayfalarında abideleşmiş olan maşuk bülbül ise, Suudi buldozerleriyle merhametsizce yıkılmış ve adeta sırtından hançerlenmişti. Milletimizin vicdanını yaralayan durum ise, bugünün yine o günlerdeki idare erkânı, bu yıkımın durdurulması için hiçbir reaksiyon göstermemiş olmasıydı.

 

İslam’ın hadimliğini; mertebelerin en şereflisi addeden bir coğrafyadan, Anadolu’dan, İstanbul’dan kalkan Osmanlı’nın “Gönül Bülbülü” konuvermişti bir tepeye, tam karşısına, çok yakınına Kâbe’nin.

 

1780 yılında yaklaşmıştı gülüne, Kâbe’sine, Mekke’sine bülbül tepesinde bir bülbül. Ona Bülbül Tepesi’nde muhkem bir yerde İslam ve Kuran düşmanlarına karşı Kâbe’nin korunması ve savunulması görevi tevdi edilmişti. Artık tarihin istikbale doğru akıp giden nihayetsiz zaman periyotlarında bülbüle meşk ve aşk günleri başlamıştı.

 

1780 yılı ile beraber Osmanlı’nın inançlı yeniçerileri, Bülbül Tepesi’ndeki Ecyad Kalesi’nde ve İslam’ın kutsal bölgelerinde muhafızlık ve hadimlik görevini kesintisiz olarak Osmanlı’nın yıkılışına kadar sürdürmüşlerdir. 1861 yılında Osmanlı devleti tarafından yeniden bakıma alınan kale, büyük zahmet ve harcamalarla yeniden onarıldı. Dağlar ve denizlerden geçilerek, kızgın Arap çölleri at sırtında aşılarak gönderilen 300 yeniçerinin Mekke ve Kâbe’nin korunması adına yürütülen bu kutsal hizmetkârlık yıllar yılı sürüp gitmiştir.

 

İngilizler 1916 yılında Sina yarımadasını ele geçirdiler. İngilizlerin kışkırtmasıyla Mekke Emiri Şerif Hüseyin’in isyankârlığında tarihin nankörlüklerle ve vefasızlıklarla dolu bahtsız günleri başladı.

 

Osmanlı kuvvetleri son olarak 1918 yılında Yafa’da yapılan çarpışmalarda Arap-İngiliz ittifakına karşı yenik düşmüştü. Artık koca Osmanlı imparatorluğunun asırlarca hizmetkârlığını yaptığı bu kutsal beldelerde yalnızca anıları kalmıştı. O topraklarda kalan taşınmaz eserleri; camilerin, kervansarayların, mabetlerin ve kalelerin haricinde bir varlığı kalmamıştı.

 

İşte tarihe ışık tutan Mekke’deki, Ecyad Kalesi de bu eserlerden biriydi. Önemliydi, anlamlıydı ve unutulmazdı. Ancak tutunamadı bülbül tepesindeki suskun nöbetine Ecyad Kalesi. Suudi yönetiminin tarih boyunca mütemadiyen tekerrür eden vefasızlığına kurban oldu. Ecdadımızın yapmış olduğu Ecyad Kalesi’ni kılları kıpırdamadan, yürekleri sızlamadan, kalplerinde bir zerre vefa ve merhamet hissetmeden 2002 yılının Ocak ayında bugünlerde yıktılar ve yok ettiler.

 

ECYAD KALESİ: (F.Korkmaz )

 

Kâbe’ye derinden sevdalı, Bülbül Tepesi’nde bir BÜLBÜL.

Ecyad Kalesi Mekke’de emaremizdi seyrederdi GÜL,

İngiliz’le ittifak, bunca nifak, nankörlük hepsi KABÜL,

Yok oldu şimdi gülü Kabe olan, mutlu talihsiz BÜLBÜL.

 

Sızladı kemikleri, incindi ruhları, mahzundur ECDAT,

Kırıldı kalpler, burkuldu yürekler, yok olmanla sen ECYAD,

Yıkıldı Mekke’de, Bülbül Tepesi’nde Ecyad adlı İRTİBAT

Silinde tarihten bir tanık, bir anı, belki de son bir TAD.

 

 

Selam ve Muhabbetlerimle

Fahrettin KORKMAZ 

Önceki ve Sonraki Yazılar